10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Cevapları (Zambak Yayınları)

10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı 2.Ünite:Anlatımda Anlatıcının Tavrı (Sayfa:50,51,52,53,54,55)

5. Anlatımda Anlatıcının Tavrı

Hazırlık

Sıradan şeyleri gözünüzde büyüterek mucizevi şeylere dönüştürmeyin.

Bunun yerine mucizevi şeyleri sıradan şeylere dönüştürün.

Bacon (Beykın)

Leyla’nın güzelliğine ancak Mecnun’un gözüyle bakmalısın ki

onu seyretmenin sırrı sana da görünsün.

Sâdi Şirâzî

 

  • Bu hikâyeyle verilmek istenen mesaj nedir?
  • Bu hikaye ile her insan kendini aşan bazı şeyleri ya da kavrayamadığı şeyleri  yetenekleri doğrultusunda anlamaya çalışır ki çoğu zamanda parçayı bütün gibi algılayıp bütün hakkında farklı ve yanlış şeyler düşünür.
  • Yukarıdaki sözlerin “Anlatımda Anlatıcının Tavrı” konusuyla ilgisini arkadaşlarınızla tartışınız. Sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
  • Bakış açınız  ya da yapmak istedikleriniz sizi amacınıza ya bir adım yaklaştırır ya da sizi ondan uzaklaştırır. Onun için insan amacını doğru koymalı ve onun doğrultusunda gayret sarf etmelidir. Tavır her şeyi belirleyen ana unsurdur.

 

Sınıfınıza günlük gazete ve dergiler getiriniz.

 

İnceleme

Yazılı ve Sözlü Anlatım

Metin İnceleme

1.   “Gece’yi niçin kimi yazarlar romantik, kimi yazarlar tehlikeli olarak görüyorlar?

1. Yazarların iç dünyası ve bakış açılarıyla alakalıdır. Kimisi için siyahı temsil eder  ve korkulacak yanı her zaman vardır. Kimisi için sessizliğin simgesi olup insanın kendini dinlemesine imkan tanır. Burada önemli olan yazarın bakış açısı ve tavrıdır.

2.  İletişimde anlatıcı ile anlatılan konu arasındaki ilişki anlatımı etkiler. Buna göre metin ile an­latıcının tavrı arasında nasıl bir ilişki vardır, bu ilişkinin anlatımı nasıl etkilediğini açıklayınız.

2. Her yazar yapmak istediklerine göre kendine bir metin seçer ve bu metinler onun bakış açılarını ortaya koyar. Yazar neyi, nasıl anlatmak istiyorsa ona göre bir metin türü seçer ve bu metin türündeki ifade teknikleri de onu anlatım aracı olarak karşımıza çıkar. Onun için metin ile anlatıcının tavrı arasında bir ilişki vardır. Aşkını ilan etmek isteyen bir kişiden destan tarzı şiir yazmasını bekleyemeyiz. Onun yazabileceği amacına uygun olan lirik tarzdaki şiirlerdir.

 

3.  Yazarların bakış açılarının farklı olması neye bağlanabilir?

3. Bu yazarın duygu, düşünce, istek, alaka, yaşam seviyelerinin birbirinde farklı olmasıyla alakalıdır.

4.  Dünyayı olduğu gibi değil, olduğumuz gibi görürüz. cümlesiyle yazının ana düşüncesi arasın­da nasıl bir bağlantı kurduğunuzu belirtiniz.

4. Yazarlar dünyayı algılama biçimleri oldukça farklıdır. Dünyayı olduğu gibi anlatmak bilim adamının işidir. Ama her insan kendisi ne ise dış dünyada her şeyin kendisi gibi olduğunu düşünür. Melankolik bir yazar bütün okuyucuların kendisi gibi olduğunu düşünür ve ona göre de yazmaya devam eder.

 

5.   Metinde somut ve soyut anlatıma örnek olabilecek ifadeleri belirtiniz. Bunların özelliklerini söyleyiniz.

5. Anlatıcının; gördüklerini, duyduklarını, duyularıyla algıladıklarını ve deneyimlerini dile getirdiği her düzeydeki anlatıma somut anlatım denir. Anlatıcının; sadece varlığını bildiği, ancak duyu organlarıyla algılayamadığı olguların anlatımına ise soyut anlatım denir.

Somut Anlatım: Bir süpermarkete giden kişiler ihtiyaçları ne ise o reyona yönelecektir.

Soyut Anlatım: Mesela geceyi konu olarak seçen yazarlardan kimileri iyimser bir dikkatle, birtakım çirkinlikleri gizlemesi bakımından, gecenin romantizminden; kimileri ise gecenin her türlü tehlikeyi çağrıştırdığından bahsederler.

 

1. ETKİNLİK

 “Duyu organlarımızla algıladığımız anlatımlar somut, algılayamadıklarımız soyut anlatım­dır.” Buna göre aşağıdaki tabloyu metinlerden hareketle doldurunuz. İki metni karşılaştırınız. So­nuçları sözlü olarak ifade ediniz.

1. Metin

Salih Ağa, köyün en zengin adamlarından biridir. Lakin kılık kıyafet bakımından bir dilenciden farkı yoktur. Kışın en soğuk günlerinde bile onun çorap giydiğini görmedim. Ökçesi basık bir yemeninin için­de nahoş kokular saçarak ve oflaya puflaya yürürdü. Rahat mıdır sinirli midir belli olmaz. Soğuktan çat­lamış ellerine dokunduğunuzda çatlakları hissedersiniz.

Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU

2. Metin

Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur. Fertler gibi, nesiller de onun eseridir. Farkında olsun olmasın, her ferdin şahsi tarihinde öğretme­nin izleri bulunur. Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da öğretmenlerdir. Öğretmene değer veril­diği, öğretmenin hürmet gördüğü ülkede insanlar mesut ve faziletlidir. Öğretmenin alçaltıldığı, mesle­ğin hor görüldüğü milletler düşmüştür, alçalmıştır ve şüphe yok ki bedbahttır.

Nureddin TOPÇU

  1. Metin 2. Metin
Görme xxxx —-
İşitme xxxx —-
Tatma —– —-
Koklama xxxx —-
Dokunma xxxx —-

 

2. ETKİNLİK

 Öznel ve nesnel anlatıma örnek olarak verilen aşağıdaki metinleri okuyunuz.

 Aşağıdaki metinlerin özelliklerini metinlerin sonlarındaki yargılar yardımıyla sınıflayınız.

 Öznel ve nesnel anlatıma örnek olabilecek yazı çalışması yapınız. Çalışmanızı sözlü olarak ifade ediniz.

 

1. Metin

Bilimsel bilgi insanlar arasında din, dil, millet ve ırk ayrımı söz konusu olmaksızın geçerlidir. Başka bir deyişle insanlığın üzerinde birleştiği bilgidir. Bilimsel bilginin bu özelliğine matematik ve astronomi gibi temel bilimlerde Eski Çağdan itibaren rastlanmaktadır. Nitekim Eski Çağda Mısır ve Mezopotamya bölgelerinde matematik, astronomi ve tıp alanlarındaki bilgilerden bol bol yararlanılmaktadır. Yine Orta Çağda İslam dünyası; Yunan ve Hint dünyasından VIII ve IX. yy. da, Batı Avrupa da İslam dünyasından XII. yy. da yoğun ve sistemli çeviri faaliyetlerinde bulunmuşlardır.

Orhan TÜRKDOĞAN

2. Metin

Küçük mavi, pembe çiçekler serpilidir. Yeşilin saydam uçları çimenlerde. Su domur domurdur. Ça­kıllarda eleğimsemalar… Görülmemiş, tutulmamış bir güzellik… Kirletilmemiş bir su…

Dağlardan ceylanlar iner göğün tüllenen kızıllığı laciverde koşarken. Kenarında saygıyla dururlar. Tek dal, tek yaprak kıpırdamaz. Bir anıvahitte kalırlar. Sonra eğilip içerler.

Sen bir musluğa eğiliyorsun. Sonra pırıl pırıl “sıhhi tesisat armatürleri.” Yollar, tarlalar, dağlar aşıyor içine insan sığan borular. Dozerler çalışıyor, türlü kanallar açıyor. Sonra yeni buluşlar, filtreler.

Mustafa KUTLU

Anlatıcıların ele alınan obje ve konu karşısındaki tutumlarını yorumlayınız. O Metinlerden hareketle “somut-soyut özellikler” tablosundaki yargıları işaretleyiniz.

 

Özellikler                                                   1. Metin 2. Metin
Anlatılanlar kesindir. xxx  
Bilgiler   kesin verilere dayanır. xxx  
Tartışmaya açıktır.   xxx
Soyut   ifadelere sıkça yer verilir.   xxx
Somut anlatım öne çıkar. xxx  
Objektif   bir tutum izlenir. xxx  
Kişisel yorumlama   yapılmaz. xxx  
Kişiye göre farklı anlam   ifade edebilir.   xxx
Doğruluğu kanıtlanamaz.   xxx
Herkes aynı şeyleri anlar. xxx  
Ayrıntılar olduğu gibi   fotoğraf gerçekliğiyle verilir.   xxx

 

3.ETKİNLİK

Aşağıdaki metinleri okuyarak tablolarda bulunan özellikleri işaretleyiniz. Metinlerin “doğru­dan anlatım” ve “dolaylı anlatım” tarzlarından hangisiyle yazıldığını belirtiniz.

1. Metin

İç taraflarında ağaçların yüksekliği elli, altmış metreyi bulur. Önünüz büyük liyanlarla sımsıkı örül­müştür. Ara sıra bu liyan dalları arasında kauçuk, zamk, her türlü esans, tıp bitkileri, en kıymetli keres­te ağaçları… Kauçuk toplayıcılarının keçiyollarına işte bu iç ormanlarda rastlanır. Kauçuk ağaçları, alt tarafta tabanı altmış kademe kadar genişleyen spucayaslar; yaprakları yirmi kadem uzunluğunda ve on kadem genişliğinde ubussuslar arasında ara sıra bir iki gök parçası görülebilir.

Falih Rıfkı ATAY

2. Metin

Annesini tanımıyormuş. Onu daha kendisi bebekken kaybetmiş. Tutucu, sert bir adam olan babasının korkunç istibdadı altında büyümüş, ilkokulu bitirmiş. Babası onu öğretmen okuluna göndermek is­tememişti ama konu komşu kendisini zorla kandırmışlar, yine tümden değil ama bir parça gönlünü et­mişlerdi.

Halide Nusret ZORLUTUNA

Doğrudan Anlatım 1. Metin 2. Metin
Anlatıcı anlattıklarını   görmüş.

 

xxxx

—–

 Anlatıcı anlattıklarını duyu   organlarıyla algılamış.

 

xxxx

—–

 Anlatıcı anlattıklarını   deneyimleriyle elde etmiş.

 

xxxx

—–

Dolaylı Anlatım 1. Metin 2. Metin
Anlatıcı anlattıklarını işitmiş.

—–

xxxx

Anlatıcı anlattıklarının gerçekleşmesine

şahit olmamış.

—–

xxxx

Anlatıcı anlattıklarını

başkalarının kanalıyla öğrenmiş.

—–

xxxx

Doğrudan ve dolaylı anlatım arasındaki farkı aşağıdaki tablodan yola çıkarak açıklayınız.

Doğrudan anlatımda;  anlatıcı anlattıklarını görür, dolaylı anlatımda ise anlattıklarını işitir. Doğrudan anlatımda;  anlatıcı anlattıklarını duyu organlarıyla algılar, dolaylı anlatımda ise anlattıklarının gerçekleşmesine şahit olmaz. Doğrudan anlatımda;  anlatıcı anlattıklarını deneyimleriyle elde eder, dolaylı anlatımda ise anlattıklarını başkalarının kanalıyla öğrenir.

 

Anlama ve Yorumlama

4.ETKİNLİK

Aşağıdaki şiiri “korkmuş bir insan, çocuk ve politikacı” gibi okumaya çalışınız.

Şiir aynı olduğu hâlde değişen nedir? Açıklayınız.

“Ayşe’nin minik bir kuzusu vardı

Tüyleri bembeyaz sanki kardandı

Ayşecik nereye giderse gitsin

O da peşinden koşar oynardı.”

Ahmet ZOĞA

 

5. ETKİNLİK

Aşağıdaki manzarada gördüklerinizi söyleyiniz. Bu resmin sizde uyandırdığı çağrışımları arkadaşlarınızla paylaşınız. Sizin anlattıklarınız arkadaşlarınızın anlattıklarıyla örtüşüyor mu? Anlatılanlar farklı ise bunun sebebi ne olabilir? Karşılaştırma yaparak belirtiniz.

…. Herkeste aynı çağrışımlar uyandırmaz. Bizim gördüklerimiz ve anlattıklarımızla bir başkasının gördüğü ve anlattığı aynı olmaz. Farklı olmasının nedeni herkesin aynı amaçla ve duygu bakıp bakmaması ve özellikle bakış açılarını farklı olmasından kaynaklanmaktadır.

 

6. ETKİNLİK

Metindeki anlatıcının kişisel düşünce, tasarı ve kanaatlerini ifade ettiği bölümlerin altını çiziniz. Bunların nedenlerini açıklayınız.

Dün akşam gün batımı, hiç görmediğim bir güzellikteydi. Pembe, turuncu bir buğu vardı gökte. Hele mavunaların geçtiği Seine (Sen) üzerinde gök öyle bir göründü ki Grenella köprüsünde ürperdim. Tramvayda baktım kimse ama hiç kimse görmüyor bu güzelliği. Farkında olan, kendinden geçen, tedirgin olan bir yüz yok… Ama diye düşündüm, güzelliği bulmak için yolculuğa kalkar, uzaklara giderler. Güzelliği bile satın almaya alışmışlar; parasız oldu mu görmüyorlar.

Andre Gide (Andre Jit) Günlük

 

 

7. ETKİNLİK

İki gruba ayrılınız ve aşağıdaki etkinlikleri gerçekleştiriniz. Elde ettiğiniz verileri tablo hâli­ne getirip sınıfınıza asınız.

Okulunuzun çevresinde doğal bir manzara belirleyiniz. Bu görünüşü önce nesnel sonra da öznel ifadelerle anlatınız, bunların farklılıklarını belirtiniz.

 

Sınıfınıza getirdiğiniz günlük gazete ve dergilerden nesnel ve öznel anlatıma örnekler seçiniz. Bunları okuyunuz, bunların farklılıklarını söyleyiniz. Siz de benzer metinler yazınız.

 

Kitabınızdaki metinlerden, günlük gazete ve dergilerden doğrudan ve dolaylı anlatıma örnek teşkil edecek yazıları seçiniz. Bunları okuyunuz, bunların farklılıklarını açıklayınız. Siz de benzer metinler ya­zınız.

 

Kitabınızdaki metinlerden, günlük gazete ve dergilerden somut ve soyut anlatıma örnek olabile­cek metinler seçiniz. Bunları okuyunuz, bunların farklılıklarını belirtiniz. Siz de benzer metinler yazınız.

 

8. ETKİNLİK

Aşağıdaki cümlelerin hangi anlatım türüne girdiğini tabloda belirtiniz.

Öznel Nesnel Soyut Somut Dolaylı Doğrudan
Bu kasaba deniz kıyısına   kurulmuş şirin bir yerleşim yeridir.

X

-

-

X

-

X

Deniz kenarında yaşayan   insanların değişken bir yapıya sahip olmaları sanırım denizin etkisindendir.

X

-

X

-

-

X

Uçağınız iki hafta sonra   saat ikide kalkacakmış.

-

X

-

X

X

-

Bu eserde kahramanlarla   çevreleri arasında güzel bir uyum var.

X

-

X

-

-

X

Her iki eserde de köylülerin   konuşmaları değiştirilerek verilmiş.

-

X

-

X

-

X

 

Ölçme ve Değerlendirme

A. Aşağıdaki boş bırakılan yerleri uygun sözcüklerle doldurunuz.

Beş duyu organımızla algıladıklarımızı anlattığımız anlatım türüne SOMUT ANLATIM denir.

Yoruma dayalı ve doğruluğu-yanlışlığı tartışmaya açık olan anlatım türüne ÖZNEL ANLATIM denir.

Ortaya koyulan yargıların doğruluğu-yanlışlığı tartışmaya kapalı olan anlatım türüne NESNEL ANLATIM denir.

Beş duyumuzla algılayamadığımız ama varlığına inandığımız  şeyleri anlattığımız anlatım türüne SOYUT ANLATIM denir.

Anlatıcının gördüklerini, duyu organlarıyla algıladıklarını anlattığı anlatım türüne DOĞRUDAN ANLATIM de­nir.

Anlatıcının başkasından öğrendiklerini ve duyduklarını anlattığı anlatım türüne DOLAYLI ANLATIM denir.

 

B. Aşağıdaki yargıları doğru-yanlış (D/Y) olarak değerlendiriniz.

(  D )  İletişim etkinliği, iletişimde yer alan ögelerin imkânlarıyla sınırlandırılır.

(  Y ) Anlatımın başarısı; iletiyi aktaracak kişinin yaklaşımıyla, tavrıyla, anlatım biçimiyle ilişkili değildir.

(  Y )  “Hep sizin gibi akıllı ve çevresine saygılı arkadaşlarımın olmasını istemişimdir.” cümlesi nesnel bir yargıdır.

( Y )  “Yazar, şairlerin yüzyıllardır işledikleri gurbet temasını bu eserinde eleştirel bir yaklaşımla hicve­diyor.” cümlesi öznel bir yargıdır.

( D )  Somutlaştırma; okurda bir konuyla, bir kavramla ilgili uzak çağrışımlar yapmak amacıyla kulla­nılır ve daha çok şiirsel ifadelerde kullanılır.

 

C. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.

1.    (I) İki bölümden oluşan yapıtına yazar, impa­ratorluk Türkiye’sinin son demlerini aktarmış. (II) Boğaziçi’nin örf ve âdetleri içinde büyü­müş kişileri de konuşturmuş yer yer. (III) Sos­yal düşüncelerinin isabetliliğiyle yapıt, çağımız aydınının elinin altında olması gereken bir kaynak. (IV) Yapıt, yazarın felsefe ve sosyo­loji kriterlerini de içermektedir. (V) Ancak dü­şüncelerinin renkliliğini, aralara serpiştirdiği şiir kırıntılarında pek görmedim doğrusu.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin han­gilerinde kişisel görüşe yer verilmiştir?

A) I ve II

B) II ve III

C) III ve IV

D) III ve V

E) I ve V

CEVAP:D

 

2.   Aşağıdakilerden hangisi soyut anlatımlar­da kullanılmaz?

A) Kanaat

B) İzlenim

C) Tahmin

D) Tatma

E) Öngörü

CEVAP:D

 

3.    Aşağıdaki cümlelerden hangisinde nesnel­lik ağır basmaktadır?

A) Sabahları balkona çıkar, güneşin muhte­şem yükselişini seyrederim.

B)  Büyük bir coşkuyla kahvaltımı yaparım.

C)  İstemeye istemeye işimin yolunu tutarım.

D) Gelen evrakları bir bir gözden geçiririm.

E) Mesainin bitimini âdeta iple çekerim.

CEVAP:D

 

4.    “Uludağ’da karşımıza çıkan o muhteşem manzara hepimizi etkilemişti.” cümlesinde hangi duyu organından yararlanılmıştır?

A)  İşitme

B)  Tatma

C)  Koklama

D)  Dokunma

E)  Görme

CEVAP:E

 

5.    Aşağıdaki cümlelerden hangisi dolaylı an­latıma örnektir?

A)  İnsanlar bana bir dağlıymışım gibi davranıyor.

B)  Bir gün bana, sen de çek git, desinler.

C) Yüreğime bu yükü kaldıramayacağını söy­lediler.

D) Her uçurumun dibinde hercai menekşe bulunur mu?

E)  Bunca çaresizlik içinde kalkıp nerelere git­meli!

CEVAP:C