10.Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları (Zambak Yayınları)

10.Sınıf Edebiyat Kitabı 3.Ünite:Oğuz Türkçesinin Anadolu İlk Ürünleri (Sayfa 68,69,70,71,72,73,74,75,76)

3. Oğuz Türkçesinin Anadolu’daki İlk Ürünleri (XIII – XIV. yy)

a. Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler (Şiir)

HAZIRLIK

1. 13 – 14. yy. da Anadolu’daki sosyal ve siyasi olayları araştırınız. Araştırdığınız konuları sınıfla paylaşınız.

1. XIII. ve XIV. yüzyılın siyasî ve sosyal durumu bir hayli karışıktır. XIII. yüzyılın başlarında Anadolu Selçuklu devleti eski gücünü kaybetmeye başlamıştı. Bu yüzyılın ortalarında, doğudan gelen Moğol akınları durdurulamadığından siyasî birlik bozuldu. Bunun sonunda bazı isyanlar çıktı. Bu çözülme ile birlikte XIV. yüzyılda Anadolu’da çeşitli beylikler görüldü. Yüzyılın sonuna gelindiğinden Osmanlı Beyliği Anadolu’da Türk birliğini yeniden kurmayı başardı.

2. Tasavvuf düşüncesi hakkında bir sunum hazırlayınız. Tasavvuf terimleri neleri ifade etmektedir? Açıklayınız.

2. Tasavvuf, kalbi saf yapmak, kötülüklerden temizlemek demektir. İnsanın kalbini, Allahü teâlânın muhabbetine bağlamak, Resûlullahın söz, hareket ve ahlâkına uymak, yolundan gitmektir. Kalb ile yapılması ve sakınılması gerekli şeyleri ve kalbin, rûhun, kötülüklerden temizlenmesi yollarını öğreten ilme, tasavvuf ilmi denir. Îmânın yerleşmesini, fıkıh ilmi ile bildirilen ibâdetlerin severek, kolaylıkla yapılmasını ve Allahü teâlânın sevgisine kavuşmayı sağlar. Tasavvuf ilmine, Ahlâk ilmi de denir. Âlimler tasavvufu çeşitli şekillerde ta’rîf etmişlerdir. Ba’zıları şöyledir:

Tasavvuf, güzel ahlâktır.

Tasavvuf, kalbi temizlemektir.

Tasavvuf, edebe riâyettir.

Tasavvuf, i’tirâzı bırakıp, emredilene peki demektir.

Tasavvuf, nefsin kötü isteklerini terk etmektir.

Tasavvuf, faydasız işleri terk etmektir.

Tasavvuf, vakti değerlendirmek ve vaktin kıymetini bilmektir.

Tasavvuf, Allahü teâlânın ahlâkı ile ahlaklanmaktır.

Tasavvuf, kimseye ezâ ve cefâ vermemek, herkese lütûf ve ihsânda bulunmak, hastalık ve musibetleri herkese izhâr etmemek, düşmanlarını affetmek, insanlık mertebesinin en yüksek derecesine kavuşmayı usûl ittihaz etmektir.

Tasavvuf Terimleri :

Vücudu Mutlak : Tek varlık

Vahdeti Vücud : Birlik

Tecelli: Allah ile bir olmak, Allah’ın varlığının göstergesi

Ayan-ı Sabite: Allah’ın yansıması

Fenafillah: Tasavvuftaki son aşama, Allah’ta yok olma

İnsan-ı Kamil: Fenafillah’a ulaşmış kişi, olgun insan, kamil insan

Maşuk: Sevgili

Aşık: Allah aşkıyla yanan,seven

Şarap: Anlamların özü

Meyhane: Allah aşkının sunulduğu yer

Meclis: Allah’ı anmak için yapılan toplantılar

Sarhoş: Allah aşkıyla kendinden gecen derviş

Saki: Mürşid, Allah aşkını sunan, yol gösteren

Tekke: Tasavvuf ehli kişilerin, tarikat mensuplarının barındıkları, eğitim gördükleri yer, kuruluş.

Pir: Tarikat kurucusu.

Şeyh: 1) Tarikatta en yüksek dereceye ermiş kişi. 2) Tarikat kollarından birinin başında bulunan kimse.

Tarikat: Allah’a varma yolunda benzer biçimde düşünenlerin oluşturduğu topluluk, yol.

Derviş: Bir tarikata girmiş, onun kurallarına uygun yaşayan kimse.

Abdal: Gezgin derviş.

Halife: Tarikat kurucusunun ya da şeyhin kendisine vekil tayin ettiği, yetki verdiği kişi.

3. Yunus Emre hakkında araştırma yapınız. Yunus Emre’nin bir ilahisini sınıfta dinleyiniz.

3. YUNUS EMRE:

*              13. yy’da yaşamıştır.

*              Bugünkü Türkçe’nin başlatıcısı,  Tekke edebiyatının en büyük şairidir.

*              Yalın ve özlü söyleyiş (Sehl-i Mümteni) ustasıdır.

*              İnsan sevgisini temel olarak almıştır.

*              Hece ölçüsünü kullanmıştır,  Aruzla da yazmıştır.

*              İlahi ve nefesleri çoğunluktadır.

*              Divan ve Risalet-ün Nushiye adlı eserleri vardır.

 

4. Hoca Dehhâni hakkında araştırma yapınız.

4. HOCA DEHHANİ (13.YY):

13. asırda din dışı eserler veren ve Divan şiirinin ilk temsilcisi sayılan Hoca Dehhani’nin hayatı hakkında etraflıca bilgi yoktur. Horasanlı olduğu,  Konya’ya gelip Anadolu Selçuklu sultanı 3. Alaaddin’e kasideler sunduğu,  eserlerinden anlaşılmaktadır. Oldukça işlenmiş bir şiir üslubu olduğuna göre onunla aynı çağda yaşamış başka şairlerin varlığı da kuvvetli ihtimaldir.

5. Âşık Paşa, Yunus Emre, Hoca Dehhâni, Hacı Bektaş Veli gibi şairlerden kısa metinler bulunuz ve bunları sınıfa getiriniz.

5.

6. “Halk edebiyatı” kavramı sizde hangi düşünceleri çağrıştırıyor?

6. Yazı dili olmayan toplumlarda sözle aktarılan kültür birikimi halk edebiyatını oluşturur. Bütün toplumlar belli dönemlerde bu tür ürünler vermiştir. Halk edebiyatı gelişmiş toplumlarda da yazılı edebiyatla birlikte varlığını sürdürür. Halk edebiyatının başlıca biçimleri halk şarkısı, halk türküsü, halk öyküsü, söylenceler atasözü, bilmeceler ve büyülerdir

7. Bu döneme neden “Oğuz Türkçesi” denildiğini araştırınız. Sonuçlarını sözlü olarak ifade ediniz.

7. Türkistan’dan Anadolu’ya gelen Türkler büyük bir kültür ve medeniyeti de bu sahaya taşımış oldular Türk yazı dilinin tarihî gelişimi içerisinde Karahanlı Türkçesinden sonra Batı Türkçesi teşekkül etmeye başlamıştır Batı Türkçesinin ilk dönemini Eski Türkiye Türkçesi’ni  oluşturur Türkistan’dan Anadolu’ya gelen Türklerin büyük çoğunluğunu Oğuzlar oluşturduğu için bu devir Türkçesine Oğuz Türkçesi de denmiştir

 

INCELEME

1. Metin

İlahi

Metin İnceleme

1. İslamiyet Öncesi ve İslami Devir edebiyatımızın ilk ürünleri ile yukarıdaki şiiri, kullanılan kelimeler açısından karşılaştırınız. Sonuçları söyleyiniz.

1. Birinci özellik; İslamiyet öncesinde kullanılan kelimeler tamamen Türkçe’ydi ve yabancı kültür etkisi yok denecek azdı. Sonrasında ise Arapça ve Farsça kelimeler oldukça girmiş.

İkinci özellik: İslamiyet öncesinde daha çok kahramanlık ve tabiat üzerine kelimeler varken İslamiyet sonrasında ise “Allah, resul, kitap, hadis, namaz, melek…” gibi  İslami kavramlar şiire konu edinmiştir.

2. İlahide Türkçenin yeni ses değerleri kazandığını söyleyebilir misiniz? Örnek vererek açıklayınız.

2. Tabi ki de söyleyebiliriz. Örneğin, bilmekdür, kendüni, çün, bellidür, ilim ,okumak,elif, kitap kelimeleri yeni sesler olarak karşımıza çıkmaktadır.

3. Önceden okuduğunuz koşuk ve sagularla ilahi arasındaki farklılıkları bulunuz. Bu, dil açısından bu bir zenginlik sayılır mı? Belirtiniz.

3. Daha önce de dediğimiz gibi daha öncekilerde tabiat ve kahramanlık varken sonrakilerde din duygusu vardır. Ani değişen şey tema olarak karşımıza çıkar. Tema değiştikçe kullanılan kelimeler de belirli bir eksenden çıkacağı için elbette zenginliktir.

4. İslamiyet’le birlikte edebiyatımız yeni bir dil arayışına girmiş midir? Bu arayışın sebepleri ne olabilir? Bu dilin edebî olduğunu söyleyebilir misiniz? Açıklayınız.

4. Yeni bir dil arayışına gidilmemiş. Dinin değişmesiyle dilin değişmesi gerekmediğini düşünmüşlerdir. Dil benimsenen dinin özelliklerine göre kendini yenilemiştir. Çünkü her dinin kedine özel kavramları vardır. Bu kavramlar ister istemez o dini benimseyen milletin diline girer. Türkçemiz de bu yeni kelimeleri eserlerde kullanılarak edebî bir dil oluşturulmuştur.

 

1. Etkinlik

Okuduğunuz ilahinin ahenk unsurlarını bulunuz. Aşağıdaki tabloya yazınız.

Kafiye ve Redif Ölçüsü Ses ve Söyleyiş
Şiirde genel olarak kafiye ve redif   kullanılmamış. Ses benzerlikleri ön plana çıkmıştır. Şiirin ölçüsü 7’li hece ölçüsüdür. Şiir dörtlüklerle ve hece ölçüsüyle   söylenmiştir. Her dörtlükte çağının özelliklerini gösteren sesler vardır.   kendün gibi

 

2. Etkinlik

Bu şiirde ilim konusu nasıl işlenmiştir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

Cevabı size kalmış..

 

3. Etkinlik

Bu ilahiyi yorumlayınız. Sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.

 

4. Etkinlik

a. Okuduğunuz şiiri yapı bakımından inceleyiniz. Sonuçları sınıfta anlatınız.

a. Şiir nazım şekli olarak Tekke Edebiyatı içinde bulunan İlahi’dir. Nazım Birim dörtlük olup 5 tane dörtlükten yazılmıştır. Hece ile yazılmıştır. Uyak örgüsü düz uyak şeklinde kafiyelenmiştir.

b. Şiirin temasını belirleyip her biriminde neler anlatıldığını kısaca yazınız.

1.   Dörtlük:

İnsanın ilimle kendini tanıması   anlatılıyor.

2.   Dörtlük:

Okunan ilimle Hakkı bulmak amaçtır.

3.   Dörtlük:

Dört dinin özü okuyup doğruyu bulmaktır.

4.   Dörtlük:

İnsan okuduğu şeylerin manasını tam   olarak bilmesi gereklidir.

5.   Dörtlük:

Yapılan en önemli iş insanların gönlüne   girmektir.
Şiirin teması: İlim

 

5. Etkinlik

Okuduğunuz ilahide tasavvufi duygu ve düşünceye nasıl yer verilmiştir? Tartışınız. Sonuçları aşağıdaki boş bırakılan yerlere yazınız.

Her ilmin başı okumaktır ama insan  öncelikle kendini okumalı ve tabiattaki yerini ona göre değerlendirmelidir. Kendini  ve insanı doğru yere koyamayan kimselerin yaptığı bütün işlerin boş olacağı dile getirilmiştir. İlk ayet okudur ama neyi okumak… Tabiatı, insanı ve kendini okumaktır.

 

6. Etkinlik

Yunus Emre ile ilgili araştırma sonuçlarından hareketle ilahi ile Yunus Emre arasındaki ilişkiyi belirtiniz.

Yunus Emre  ile ilahi arasında bir ilişki varsa o da şudur ki edebiyatımızda ilahi kavramı ilk defa Yunus Emre ile anılmaya başlanmıştır.

 

7. Etkinlik

Yunus Emre’nin fikrî ve edebî yönü hakkında çıkarımlarda bulununuz. Çıkarımlarınızı aşağıdaki boş bırakılan yerlere yazınız.

YUNUS EMRE:

*              13. yy’da yaşamıştır.

*              Bugünkü Türkçe’nin başlatıcısı,  Tekke edebiyatının en büyük şairidir.

*              Yalın ve özlü söyleyiş (Sehl-i Mümteni) ustasıdır.

*              İnsan sevgisini temel olarak almıştır.

*              Hece ölçüsünü kullanmıştır,  Aruzla da yazmıştır.

*              İlahi ve nefesleri çoğunluktadır.

*              Divan ve Risalet-ün Nushiye adlı eserleri vardır.

*              Sade bir Türkçe ile söylemiştir. Halk dilinin deyiş ve özelliklerini de şiirlerinde kullanmıştır. Süsten uzak ve içten söylemiştir.

 

8. Etkinlik

Yunus Emre’den birer şiir ezberleyiniz. Sınıfta “Yunus Emre Şiirlerini Okuma Yarışması” düzenleyiniz.

 

2. Metin

Gazel 

Metin İnceleme

1. İslamiyet Öncesi ve İslami Devir edebiyatımızın ilk ürünleri ile yukarıdaki şiiri kullanılan kelimeler açısından karşılaştırınız. Sonuçları söyleyiniz.

1. Birinci özellik; İslamiyet öncesinde kullanılan kelimeler tamamen Türkçe’ydi ve yabancı kültür etkisi yok denecek azdı. Sonrasında ise Arapça ve Farsça kelimeler oldukça girmiş.

İkinci özellik: İslamiyet öncesinde daha çok kahramanlık ve tabiat üzerine kelimeler varken İslamiyet sonrasında ise “Allah, resul, kitap, hadis, namaz, melek…” gibi  İslami kavramlar şiire konu edinmiştir.

Bu şiirde de “sabr, cemal, hüsn, kemal, kafir, iman, derman..” gibi Arapça  ve Farsça kelimeler girmiştir.

 

2. Gazelde Türkçenin yeni ses değerleri kazandığını söyleyebilir misiniz? Örnek vererek açıklayınız.

2. İslamiyet öncesinde şiirler dörtlüklerle ve hece ölçüsüyle yazılırken, bu dönemde şiirler beyitlerle ve aruz ölçüsüyle yazılmaya başlanmış. Aruz ölçüsü Türkçe kelimelere pek yatkın olmadığı için şairler Arapça ve Farsçadan kelimeler almışlar. Bu kelimeler de şiire yeni bir söyleyiş kazandırmıştır.

 

3. Önceden okuduğunuz koşuk ve sagularla gazel arasındaki farklılıkları belirtiniz. Bu, dil açısından bu bir zenginlik sayılır mı? Belirtiniz.

3. Koşuk ve gazel teması bakımından aynı iken sagular tema bakımından bunlardan ayrılır. Koşuk ve sagular ise yapı bakımından gazelden ayrılır. Gazel beyitle yazılır diğerleri dörtlüklerle yazılır. Yine gazel aruzla yazılırken diğerleri heceyle yazılır.  Koşuk ve sagu Türk edebiyatının kendine özgü türleri diğeri Arap edebiyatına özgüdür. Dil açısından ise Türkçenin geçirdiği evrelere göstermesi bakımından bir zenginliktir.

4. İslamiyet’le birlikte edebiyatımız yeni bir dil arayışına girmiş midir? Bu arayışın sebepleri ne olabilir? Bu dilin edebî olduğunu söyleyebilir misiniz? Açıklayınız.

4. Yeni bir dil arayışına gidilmemiş. Dil benimsenen dinin özelliklerine göre kendini yenilemiştir. Çünkü her dinin kedine özel kavramları vardır. Bu kavramlar ister istemez o dini benimseyen milletin diline girer. Türkçemiz de bu yeni kelimeleri eserlerde kullanılarak edebî bir dil oluşturulmuştur.

 

9. Etkinlik

Bu şiirdeki ahenk unsurlarını bulunuz. Aşağıdaki tabloya yazınız.

Kafiye ve Redif Ölçüsü Ses ve Söyleyiş
İlk beyitte “ı yok mu”lar redif, “an”lar   tam kafiyedir. Şiirin ölçüsü aruz ölçüsüdür. Şiir beyitlerle ve aruz ölçüsüyle   söylenmiştir. Her beyitte çağının özelliklerini gösteren sesler vardır.

 

10. Etkinlik

Okuduğunuz gazeldeki imgeleri ve edebî sanatları bulunuz. Sonuçları maddeler hâlinde tahtaya yazınız

Dert  -   derman  tezat
Yok mu istifham
Acep bu   derdimin dermanı yok mu Tecahül’ü Arif
Yanaram   mumlayın baştan aşaga mübalağa
Gamze   oka benzetilmiş teşbih

 

11. Etkinlik

a. Okuduğunuz şiiri yapı bakımından inceleyiniz. Sonuçları sınıfta anlatınız.

a. Divan edebiyatının en çok kullanılan  nazım şekillerinden  biri olan gazel örneğidir. Beyitlerle yazılmıştır. Yok mu redifli gazeldir. Gazel özelliği olarak aşk, sevgi, şarap gibi konuları işlemiştir.

b. Şiirin temasını belirleyip her biriminde neler anlatıldığını kısaca yazınız.

1. Beyit: Şairin içinde bulunduğu sıkıntılarının çarelerinin aranması anlatılmaktadır.

2. Beyit: Şairin içten içe derdinden yanması ve derdinin çokluğu dile getirilmiştir.

3. Beyit: Derdimin çokluğundan düşman bana gülerken sevdiğim bu halimi görüp bana acımıyor. Şair derdinin nasıl hafifleyeceğini dile getirmektedir.

4. Beyit: Sevgilisinin bakışının ciğerine yararlar açmasını anlatmaktadır.

5. Beyit: Şair her şeyini sevgilisi uğruna feda etmesini anlatmaktadır.

6. Beyit: Sevgilisinin güzelliğini dile getirmiş, kusurunu söylemiştir.

7. Beyit: Şair, sevgilinin kendisinin ölmeden öldürdüğünü dile getirmektedir.

Şiirin teması: Mecaz-i aşk

 

12. Etkinlik

Okuduğunuz gazel size neler hissettirmektedir? Aşağıdaki boş bırakılan yerlere yazınız.

Hissettikleriniz: …………………………………………………………………………………………………………………………..

 

13. Etkinlik

a. Hoca Dehhâni kimdir ve hangi yüzyılda yaşamıştır? Araştırdığınız bilgilerden hareketle gazel ile Hoca Dehhâni arasındaki ilişkiyi belirleyiniz.

a. HOCA DEHHANİ (13.YY):

13. asırda din dışı eserler veren ve Divan şiirinin ilk temsilcisi sayılan Hoca Dehhani’nin hayatı hakkında etraflıca bilgi yoktur. Horasanlı olduğu,  Konya’ya gelip Anadolu Selçuklu sultanı 3. Alaaddin’e kasideler sunduğu,  eserlerinden anlaşılmaktadır. Oldukça işlenmiş bir şiir üslubu olduğuna göre onunla aynı çağda yaşamış başka şairlerin varlığı da kuvvetli ihtimaldir .Yine gazelin  ve Divan edebiyatının bizde yankı bulması onunla olmuştur. Divan edebiyatının kurucusudur.

 

b. Sınıfa getirdiğiniz Âşık Paşa, Yunus Emre, Hoca Dehhâni, Hacı Bektaş Veli gibi şairlerin şiirlerini dil ve söyleyiş yönünden karşılaştırınız. Sonuçları belirtiniz. 

c. Bu şiirlerde Oğuz Türkçesinin etkilerini belirtiniz. 

14. Etkinlik

Hoca Dehhâni’nin fikrî ve edebî yönü hakkında çıkarımlarda bulununuz. Bunları aşağıdaki boş bırakılan yere yazınız.

Divan şiirinin ilk temsilcisi sayılır.

Din – dışı konularda aşk ve şarap şiirleri yazmıştır.

Şiirlerinde öz ve anlam sanatlarına, benzetmelere çokça yer vermiştir.

Ustalıkla yazılmış, güzel gazel ve kasideleri vardır.

Hoca Dehhani’nin hayatı hakkında ayrıntılı ve kesin bir bilgi yoktur. Ama Hoca Dehhani‘nin Horasan Türkmenlerinden olduğu bilinmektedir.

Gazel ve kasidelerinde 4 farklı aruz kalıbı kullanması yönüyle başarılı görülse de bazı imgeleri çok sık tekrarlaması olumsuz bir izlenim bırakmıştır.

Divan edebiyatı şairleri arasında ilk din dışı konular işleyen kişidir.

Şiirlerini Eski Anadolu Türkçesi’yle yazdı. Elimize 6 gazeli ve 1 kasidesi ulaştı.

 

3. Metin

Nefes 

Metin İnceleme

1. İslamiyet Öncesi ve İslami Devir edebiyatımızın ilk ürünleri ile yukarıdaki şiiri kullanılan kelimeler açısından karşılaştırınız. Sonuçları söyleyiniz.

1. Birinci özellik; İslamiyet öncesinde kullanılan kelimeler tamamen Türkçe’ydi ve yabancı kültür etkisi yok denecek azdı. Sonrasında ise Arapça ve Farsça kelimeler oldukça girmiş.

İkinci özellik: İslamiyet öncesinde daha çok kahramanlık ve tabiat üzerine kelimeler varken İslamiyet sonrasında ise “Allah, resul, kitap, hadis, namaz, melek…” gibi  İslami kavramlar şiire konu edinmiştir.

Bu şiirde de “Abdal, münkir, har, mürşid, nihan…” gibi Arapça  ve Farsça kelimeler girmiştir.

 

2. Nefeste Türkçenin yeni ses değerleri kazandığını söyleyebilir misiniz? Örnek vererek açıklayınız.

2. İslamiyet’in  kabulüyle birlikte Türkçeye İslamiyet’in etkisiyle bazı kavram ve terimler girmiştir. Nefeste ise bu kelimeleri görmek mümkündür. Bunlar şiire yeni bir ses düzeni getirmiştir.

3. Önceden okuduğunuz koşuk ve sagularla nefes arasındaki farklılıkları belirtiniz. Bu, dil açısından bu bir zenginlik sayılır mı? Belirtiniz.

3. Tema olarak bir farklılık vardır. Diğerlerinde tabiat ve kahramanlık teması çok işlenirken nefeste ilahi aşk anlatılmıştır. Bu elbette bir zenginliktir.

4. İslamiyet’le birlikte edebiyatımız yeni bir dil arayışına girmiş midir? Bu arayışın sebepleri ne olabilir? Bu dilin edebî olduğunu söyleyebilir misiniz? Açıklayınız.

4. Yeni bir dil arayışına gidilmemiş. Dil benimsenen dinin özelliklerine göre kendini yenilemiştir. Çünkü her dinin kedine özel kavramları vardır. Bu kavramlar ister istemez o dini benimseyen milletin diline girer. Türkçemiz de bu yeni kelimeleri eserlerde kullanılarak edebî bir dil oluşturulmuştur.

 

15. Etkinlik

Okuduğunuz nefesin ahenk unsurlarını bulunuz. Aşağıdaki tabloya yazınız.

Kafiye ve Redif Ölçüsü Ses ve Söyleyiş
İlk dörtlükte “r”ler yarım kafiye, “dır   bizim”ler redif,İkinci dörtlükte “r”ler y. Kafiye,   “ı”lar redif, üçüncü dörtlükte “t”ler y. Kafiye, “eriz”ler redif, dörtdüncü   dörtlükte “tan”lar zengin kafiye Şiirin ölçüsü 9’lu hece ölçüsüdür. Şiir dörtlüklerle ve hece ölçüsüyle   söylenmiştir. Her beyitte çağının özelliklerini gösteren sesler vardır.

 

16. Etkinlik

Bu şiirdeki konu nasıl işlenmiştir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

Tasavvuf düşüncesi üzerinde işlenmiştir.

 

17. Etkinlik

Bu nefesi yorumlayınız. Sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.

 

18. Etkinlik

a. Okuduğunuz şiiri yapı bakımından inceleyiniz. Sonuçları sınıfta anlatınız.

a. Dörtlüklerden oluşmuş olup 4 tane dörtlükten oluşur. Heceyle yazılmıştır. Uyak düzeni düz uyak olup nazım türü nefes’tir.

 

b. Şiirin temasını belirleyip her biriminde neler anlatıldığını kısaca yazınız.

1.   dörtlük:

“Biz bir kuluz. Bizim asıl amacımız   Allah’a kavuşmaktır. Bizim en büyük hazinemiz Allah’ın basit bir kulu   olmamızdır.” Düşüncesi dile getirilmiştir.

2.   dörtlük:

“Biz dostlarımız içinde kendi halimiz   içinde durmadan Allah’a yalvarız.”

3.   dörtlük:

“Biz bütün işlerimizde Allah’ın   birliğini gözetiriz. Bütün işlerimizi bu düşünceyle yaparız.”

4.   dörtlük:

Balım ne söylemişse Allah’ın gönderdiği   emirler doğrultusunda söylemiştir. Hiçbir şeyde Allah’ın zatın ve sıfatından   ayrı bir işimiz yoktur.

Şiirin   teması:

İlah-i aşk

 

19. Etkinlik

Okuduğunuz nefeste hangi duygu ve düşüncelere yer verilmiştir? Tartışınız. Sonuçları aşağıdaki boş bırakılan yere yazınız.

Her işte Allah gözetilmeli, doğru olmalı, dostlar için gerekirse insan kendini feda etmeli.20. Etkinlik

 

Şair ile nefes arasındaki ilişkiyi belirtiniz.

Şair zihniyeti şiire yansıtan kişidir.

21. Etkinlik

Şairin fikrî ve edebî yönü hakkında çıkarımlarda bulununuz. Çıkarımlarınızı aşağıdaki boş bırakılan yere yazınız.

  • Şiirlerinde tasavvuf konularına yer vermiştir.
  • Halk edebiyatı şairlerindendir.
  • Şiirlerinde ölçü olarak heceyi kullanmıştır.
  • Dindar bir şairdir.
  • Yaşayışı ile eserleri arasında sıkı bir ilişki vardır.

 

ANLAMA VE YORUMLAMA

22. Etkinlik

Aşağıda İslamiyet öncesi ve sonrası Türk şiirine ait örnekler verilmiştir. Bunları dikkate alarak İslamiyet öncesi ve sonrası şiirlerde dil açısından ne gibi farklılıklar olduğunu sözlü olarak ifade ediniz.

Koşuklarda kullanılan kelimelerin hemen hepsi Türkçe kelimelerdir. Bugünkü kullandığımız çoğu kelimenin aslının değiştiğini görmekteyiz. “kelip-gelip, öpkem-öfkelenip, arslanlayu-aslan gibi…” İlahide İslamiyet’in etkisiyle dilimize Arapça Farsça kelimeler girmiş, şiirlerin temasına uygun olarak bu dillerden kelimeler alınmıştır. “İlim, hak” gibi…

Gazel de ise farklı bir kültürün Türkçe kelimeleri ve söyleyişi etkilediğini görüyoruz. Arapça ve Farsça tamlamalar “asl ü kân, akl ü can” gibi bol bol yabancı kelimeler göze çarpmaktadır. genc, hazine, evvel, can, kân gibi.

 

23. Etkinlik

İki gruba ayrılınız. Okuduğunuz şiirleri, İslamiyet öncesi ve sonrası şiir anlayışındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak değerlendiriniz. Sonuçları aşağıdaki boş bırakılan yere yazınız.

  • İslamiyet öncesi şiirlerde duru bir Türkçe vardır.
  • İslamiyet’ten sonra şiirde Arapça ve Farsça kelimelerinde girdiği bir Türkçe vardır.
  • İslamiyet öncesinde şiir sadece dörtlüklerle yazılmıştır.
  • İslamiyet’ten sonra şiirlerde dörtlüğün yanında beyitler de kullanılmıştır.
  • İslamiyet öncesinde sadece hece ölçüsü kullanılıyorken, İslamiyet’ten sonra aruz ölçüsü de kullanılmaya başlanmıştır.
  • İslamiyet öncesinde sadece koşuk, sagu, destan metinleri varken, İslamiyet’ten sonra ilahi, nefes, gazel gibi yeni türler görülmeye başlamıştır.

 

24. Etkinlik

Dört gruba ayrılınız. Okuduğunuz şiirlerde kullanılan kelimelerin farklılaşmasının sebepleri nelerdir? İslami dönem şiirlerindeki yeni ses değerlerini bulunuz. Sonuçları aşağıdaki boş bırakılan yere yazınız.

 İslamiyet’in kabulü ile Türk toplumunda ne gibi farklılıklar oluşmuştur? Tartışınız. Sonuçları sınıfta sununuz.

İslamiyet’in Türkler arasında yayılmasında dönüm noktası olmuştur. Karahanlılar ilk Müslüman Türk devleti olmuştur.

Toplumda meydana gelen inanca bağlı değişiklikler sosyal hayatı bütünüyle etkiler, değiştirir. Pagan inanışı, Şamanizm ve GökTanrı inancı Türklerin ilk dinî inancını oluşturuyordu. Türklerin İslamiyet’i kabul etmeleriyle birlikte inançları tamamen değişmiştir. İslamiyet’le 10. yüzyıldan 19. yüzyılın sonlarına kadar etkisini devam ettiren yeni bir medeniyet ve kültür dairesine girmişlerdir. Bu medeniyetin etkisiyle yerleşik hayata geçmişlerdir. Yerleşik hayata geçince de dünyaca tanınan şehirler ve kültür merkezlen kurmuşlardır. Bilim, sanat, edebiyat, sosyal hayat, devlet sistemi gibi alanlarda büyük ilerlemeler sağlamışlardır.

Bir yaşam biçimi olarak kabul edilen İslam dini, Türklerin sosyal ve kültürel yaşamında, düşünce dünyasında ve dil anlayışında köklü değişiklikler meydana getirdiği gibi kültürün önemli bir yansıması olan edebî ürünlerde de yeni şekillenmelere zemin hazırlamıştır. Bu ortak edebî malzemenin temelinde İslami birikim vardır. Arap, İran ve Türk şairleri, işte bu malzemeyi farklı dil, güzellik ve sanat anlayışlarıyla işlemişlerdir.

11. yüzyıl ile 12. yüzyıl arasında Türk edebiyatı bir geçiş dönemi yaşamıştır. Arap ve Fars edebiyatının etkisiyle Türk edebiyatı, yeni biçim ve içeriklerle zenginleşmiştir. Bu yüzyıllarda Arap ve İran edebiyatlarıyla tanışan edebiyatçılarımız, gerek İran, gerekse Arap edebiyatlarındaki şekil ve türleri Türk edebiyatına taşımışlardır. Türk sanatçıları, ilk önceleri Arap ve İran edebiyatlarında çok yaygın olan bazı eserleri tekrar yazma yoluna gitmişler; ancak zaman içinde içerik ve üslup yönünden özgün ve üstün eserler ortaya koymuşlardır.

Edebiyat, İslamiyet’ten önceki sözlü kültürün devamı olan Halk edebiyatı, İslam düşüncesiyle yoğrulmuş, İslam’ın daha çok etkisinde kalan Divan edebiyatıyla birlikte gelişmeye devam etmiştir.

 

DEĞERLENDİRME

a. Aşağıda XIII. yy. şiir dilinin özellikleri hakkında bilgi verilmiştir. Doğru yargılar için (D), yanlış olanlar için (Y) yazınız.

( D ) XIII. yy. da oluşmaya başlayan divan şiirinde Arapça ve Farsça kelimeler kullanılmıştır.

( D ) Bu dönem şiirlerinde tasavvufi terimler çokça kullanılmıştır.

( D ) Yunus Emre’nin dili dönemin diğer şairlerine göre daha sadedir.

 

b. Aşağıda tasavvuf ile ilgili kavramlar ve bunların tanımları verilmiştir. Bu kavram tanım eşleştirmelerini yapınız.

Vahdet-i vücud: Allah’ın sıfatlarıyla kâinatta canlı ve cansız bütün varlıklarda görülmesidir.

Âşık:  Allah aşkıyla yanan derviş.

Sarhoş: Allah aşkıyla yanan derviş.

İnsan-ı kâmil: Manevi yol gösterici, kılavuz kişi

Masiva: Gerçek güzellik sahibi olan ve bütün güzellikler zatına ait olan, Allah.

Fenafillah: Allah’ın emirleri karşısında nefsin isteklerinden severek vazgeçme hâli.

 

c. Aşağıdaki test sorularını cevaplayınız.

1.   XIII. yy. da dinî tasavvufi Türk şiirinin en önemli temsilcisidir. Arapça ve Farsça bilmektedir. Şiirlerinde lirik bir anlatımı vardır. Genellikle hece veznini kullanmış, aruz ölçüsüyle de şiirler yazmıştır. Divanı ve Risaletü’n- Nushiyye adlı mesnevisi vardır.

Yukarıda özellikleri verilen şair aşağıdakilerden hangisidir?

A) Âşık Paşa                

B) Gülşehri               

C) Mevlânâ                

D) Yunus Emre            

E) Fuzûlî

CEVAP:D

 

2.   Aşağıdaki yargılardan hangisi Yunus Emre için söylenemez?

A)  Şiirlerinde hem aruz hem hece ölçüsünü kullanmıştır.

B) Şiirlerinde tasavvuf, sevgi, hoşgörü gibi konuları işlemiştir.

C) Eserleri süslü ve sanatkârane bir dille yazılmıştır.

D) Eserleriyle çağını ve kendinden sonraki dönemleri etkilemiştir.

E) Risâletü’n Nushiyye ve Divan olmak üzere iki eseri vardır.

CEVAP:C