10.Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları (Fırat Yayıncılık)

10.Sınıf Türk Edebiyatı Fırat Yayıncılık 2.Ünite:Yazılı Edebiyat (Sayfa:55,56,57,58)

2. Yazılı Edebiyat (Köktürk Yazıtları, Uygur Metinleri)

HAZIRLIK

 1.  Dörder kişilik iki grup oluşturunuz. Grup sözcülerini belirleyiniz. I. grup: Tarih kitaplarından Köktürkler ve yaşadıkları coğrafi bölge hakkındaki bilgilerinizi tazeleyiniz. II. grup: Uygurlar ve yaşadıkları bölgeler hakkında bilgi edininiz. Edindiğiniz bilgileri bir sunumla arkadaşlarınıza aktarmak üzere hazırlayınız. Sunum sırasında Köktürklerin ve Uygurların yaşadığı bölgenin sınırlarını göstermek üzere haritadan ve slayt gösterilerinden de yararlanabilirsiniz.

1. I. Göktürk Kağanlığı(Doğu-Batı Kağanlıkları) Gök Türk Devleti, VI. yüzyılın ortasında, Asya’nın doğusunda Çin devletinin, batısında Sasani-İran devletinin sınırladığı İç-Asya bozkırlarında ,doğuda Avarlar, batıda Eftalit/Ak Hunlar ile yapılan mücadeleler sonucunda ortaya çıktı. II. Göktürk devleti681 yılında Aşena ailesinden Kutluk, Çin’in kuzeyinde kuruldu.

Uygurlar ise Baykal Gölünün güneyindeki Orhun, Selenga ve Tala nehirlerinin bulunduğu bölge kurulmuştur.

 

2.  Köktürk Yazıtları ve bunların bulundukları bölge hakkında bilgi edininiz. Yazıtların bulundukları bölgeyi harita üzerinde göstermek üzere hazırlık yapınız.

2. Moğolistan’ın kuzeyinde, Baykal gölünün güneyinde, Orhun ırmağı vadisindeki Koşo Saydam gölü Yakınlarındadır. Bu yazıtlardan Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtları, Koçho Tsaydam bölgesindeki Orhun Irmağı civarında; Bilge Tonyukuk yazıtları ise, Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarından yaklaşık 360 km uzakta, Tola Irmağı’nın yukarı yatağındaki Bayn Tsokto (Bayn Çokto) bölgesindedir.

 

3. a. Türklerin kullandıkları alfabeleri ve bunlardan Köktürk alfabesinin özelliklerini araştırınız.

a. Göktürk Alfabesi: 38 harften oluşur. Bunların 4’ü sesli,  8’i bileşik,  26’sı sessizdir. Sağdan sola ve yukarıdan aşağıya doğru yazılır.

Uygur Alfabesi: MS. IX. yy’dan sonra kullanılmaya başlanmıştır. Sağdan sola doğru yazılır. 11’i sessiz,  3’ü sesli olmak üzere 14 harften oluşur.

Arap Alfabesi: Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra kullanılmıştır. 33 harften oluşur. Sağdan sola doğru yazılır.

Latin Alfabesi: 1 Kasım 1928 tarihinden itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Soldan sağa doğru yazılır. 29 harften oluşur. 8’i sesli,  21’i sessizdir.

 

b. Runik alfabe hakkında bilgi edininiz.

b. Runik yazı İlk Çağ Orta Asya toplumları, Etrüskler, Macarlar ve vaktiyle Kuzey Avrupa ülkelerinde (İsveç, Norveç, Finlandiya, Almanya vs.) yaşayanlar tarafından kullanılmış bir yazı sistemidir.

 

4.  “Söylev” hakkında bilgi edininiz.

Bir fikri, bir dâvayı dinleyicilere benimsetmek, onları bu fikre, dâvaya inandırmak için söz söyleme işi ya da sanatı. Bu işi yapan kişiye hatip, söylenene de, yerine göre nutuk, söylev, hitabe denir.

Hitabet, nesir türlerindendir. Ancak işlenen konunun, konuşmanın yapıldığı anda ilgi uyandırması, anlaşılması gerektiğinden, nesrin genel kurallarına bağlı olmakla beraber, bazı özel kuralları da vardır. Söz söyleyen kişinin, söz söyleyeceği toplumu göz önünde bulundurması, anlatımını bu toplumun isteyeceğine göre ayarlanması gerektir. Bu bakımdan hatibin, kelimeleri dinleyicilerinin kültürel durumuna göre seçmesi, hitap ettiği toplumun anlayabileceği kelimeleri, sözleri, deyimleri kullanması gerektir.

Hitabeye, konuşmanın yapılacağı topluma göre değişen hitaplarla başlanır : Yurttaşlar, Sayın dinleyiciler. Vatandaşlar, Arkadaşlar…gibi. Bu çeşit hitaptan sonra ilkin fikir, dâva ileri sürülür. Bu fikir ya da dâva üzerine, dinleyicilerin varması istenen fikrin ve düşüncenin sonucu söylenir. Hatip bunları yaparken, dinleyicilerin zekâsına, hayaline, duygusuna başvurur. Anlatımında çeşitlilik göstermek, dinleyenleri heyecana sürüklemek, onları varmak istediği sonuca ulaştırmak için gereklidir.

Sözle, bir fikri, bir dâvayı dinleyenlere aşılamak işi çok eskidir. İnsanlar, yazıyı bulmadan çok önceleri, sözle bir fikri söylemeyi, inandırmayı uygulamışlardır. Bu bakımdan, yazılı sanat türlerinden önce, sözle bir fikri söyleme türü olan hitabet türü meydana gelmiştir. İlkçağda, toplumlara karşı bu çeşit söz söyleyerek fikir ve düşünce yayma fikri, özellikle Yunan ve Romalılarda yetişen Demosten, Cicero gibi hatipler, söz söyleme sanatının ünlü kişileridir.

Hitabet, sözün konusuna ve söylenme yerine göre başlıca şu çeşitlere ayrılır:

Siyasî hitabet, siyaset konusunda söylenen nutuklardır. Bu çeşit nutuklar, çoklukla millet meclislerinde, siyasî parti toplantılarında, mitinglerde, diplomatik toplantılarda söylenir. İç ya da dış politikayı ilgilendiren konuşmalardır.

Askerî hitabet, komutanların askerlerini cesaretlendirmek için söyledikleri ya da çeşitli askerî konularda söylenen nutuklardır.Dinî hitabet, tapınaklarda din konusunda söylenen nutuklardır.

Hukukî hitabet, mahkemelerde, hukuk konusunda söylenen (savcıların iddianameleri ile avukatların ya da sanıkların savunmaları) nutuklardır.

Akademik hitabet, bilim toplantılarında akademilerde söylenen nutuklardır. Bir bilim adamının bir akademiye kabul edilirken söylediği nutuk, üniversitelerin ya da bilim kongrelerinin açılışında söylenen nutuklar akademik nutuklardır.

 5. Onuncu Yıl Nutku’nun bir bölümünü Atatürk’ün sesinden, CD veya kasetçalardan dinlemek üzere hazırlık yapınız.

5.

6. Sizce yazının icadı insanlara ne gibi kolaylıklar sağlamıştır? Açıklayınız.

6. Kültür aktarımı olarak en önemli göre vi yerine getirmiştir. İnsanların tarihini öğrenmede yardımcı olmuştur. Kalıcılık getirmiştir.

7. Gelecek nesillere aktarılmak üzere bir mesajınız olsaydı bunu yazı dışında neyle yapardınız? Düşüncelerinizi belirtiniz.

7. Resimle bir şeyler yapılabilirdi ama bunun da garantisi olmamakla birlikte özellikle mimari yönünden bir şeyler bırakılabilir.

 

İNCELEME

1. metin

KÜL TİGİN ABİDESİ

1. a. Grup sözcüleriniz aracılığıyla Köktürkler ve onların yaşadıkları coğrafi bölge hakkında edin­diğiniz bilgileri bir sunumla arkadaşlarınıza aktarınız.

1.a. Yukarıdaki birinci soruda cevaplanmıştır.

b. Okuduğunuz metinden; Köktürklerin yaşayışına, inancına, siyasi ve sosyal hayatına yönelik sözcükleri belirleyiniz. Bu sözcüklerden yararlanarak eski Türklerin sözlü edebiyatında olduğu gibi yazı­lı ürünlerine de dönemin özelliklerinin nasıl yansıdığını açıklayınız.

b. Siyasi: Kağanlıkla yönetiliyor ve Bilge Kağan tarafından yönetilmiş.

İnanç: Tek Tanrı inancı olan Tek Tanrı inancı var.

Sosyal Hayat: Yardımlaşmayı sevmeyen açlık nedir, tokluk nedir bilmeyen bir toplum. Çinlilerin sözüne çabuk kanan ve çok çabuk tuzağa düşen bir millet.

Yaşayış: Göçebe olarak yaşayan ve genellikle Çinlilere yakın olan bir millet ve zaman içerisinde onların egemenliğine girmişler.

 

2. a. Köktürk alfabesi ve Türklerin kullandıkları diğer alfabeler hakkında edindiğiniz bilgileri arka­daşlarınıza aktarınız.

a. Göktürk Alfabesi: 38 harften oluşur. Bunların 4’ü sesli,  8’i bileşik,  26’sı sessizdir. Sağdan sola ve yukarıdan aşağıya doğru yazılır.

Uygur Alfabesi: MS. IX. yy’dan sonra kullanılmaya başlanmıştır. Sağdan sola doğru yazılır. 11’i sessiz,  3’ü sesli olmak üzere 14 harften oluşur.

Arap Alfabesi: Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra kullanılmıştır. 33 harften oluşur. Sağdan sola doğru yazılır.

Latin Alfabesi: 1 Kasım 1928 tarihinden itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Soldan sağa doğru yazılır. 29 harften oluşur. 8’i sesli,  21’i sessizdir.

b. Runik alfabe hakkında bilgi edininiz.

b. Runik yazı İlk Çağ Orta Asya toplumları, Etrüskler, Macarlar ve vaktiyle Kuzey Avrupa ülkelerinde (İsveç, Norveç, Finlandiya, Almanya vs.) yaşayanlar tarafından kullanılmış bir yazı sistemidir.

 

b. Runik alfabe hakkındaki bilgilerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

b. Runik yazı İlk Çağ Orta Asya toplumları, Etrüskler, Macarlar ve vaktiyle Kuzey Avrupa ülkelerinde (İsveç, Norveç, Finlandiya, Almanya vs.) yaşayanlar tarafından kullanılmış bir yazı sistemidir.

 

c.  Köktürk Yazıtlarının bulunduğu bölgeyi haritada gösteriniz.

c. 2. Moğolistan’ın kuzeyinde, Baykal gölünün güneyinde, Orhun ırmağı vadisindeki Koşo Saydam gölü Yakınlarındadır. Bu yazıtlardan Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtları, Koçho Tsaydam bölgesindeki Orhun Irmağı civarında; Bilge Tonyukuk yazıtları ise, Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarından yaklaşık 360 km uzakta, Tola Irmağı’nın yukarı yatağındaki Bayn Tsokto (Bayn Çokto) bölgesindedir.

 

ç. Köktürkler, ölen kişilerin ardından onların yaptıklarını, başarılarını, kişiliklerini öven bu abide­leri niçin taşlara yazdırmış olabilirler? Bunun, Köktürk alfabesiyle ilgisini tartışınız. Sonucu, taşların bulunduğu yerle ilişkilendirerek kısaca belirtiniz.

ç.  Ölen kimselerin ardından onların yaptıklarını anlatmak bir sonraki kuşağa örnek alınması için bir fayda sağlar. Özellikle onlardan övgü dolu sözlerle bahseder onların yaptıkları yapmaları tavsiye edilir. Örnek olarak sunulur.

Köktürk alfabesiyle ilgisi ise ilk defa bu tarz bir çalışma yani devlet büyükleri kendilerinden sonraki nesle nasihat amaçlı bir şey bırakmak istediği düşüncelerini yazıya aktarmak zorunda hissetmişler. Bu onların kendilerine ait bir yazıları olmalarına vesile olmuştur. Taşların bulunduğu yerler ise genellikle karasal iklimin egemen olduğu çöldür.

 

3. Kül Tigin, yazıtta Türk milletine, öncelikle millet olarak bir arada yaşayabilmek için birlikte mücadele etmek gerektiğini ve dünyaya hâkim olma arzusunu nasıl dile getiriyor? Bu düşünceleri, Köktürklerle ilgili edindiğiniz bilgilerle ve kitabelerin yazıldığı dönemle ilişkilendirerek açıklayınız.

3. Türklerin bir arada özellikle Ötüken ormanında yaşaması gerektiğini söylemiştir. Birlikte yaşadıkları devirde doğu-batı-kuzey-güney yönlerine giderek cihan hakimiyeti duygusunu ortaya koymuştur. Bu dönemde Göktürkler en güçlü dönemlerini yaşamışlardır  ama çok zorluklarla bu döneme gelmişlerdir. Bu durumda da yöneticiler kendi halkına seslenerek neler yapmaları gerektiğini anlatıyor.

 

4. Yazılı edebiyat, eski Türklerde yazının kullanılmaya başlanmasından sonra oluşan edebiyat ürünleridir. Türklerin tarihte ne zaman yazı kullanmaya başladıkları kesin olarak bilinmemekle birlikte Hun İmparatoru Mete’nin MÖ II. yüzyılda Çin Devleti’ne gönderdiği iki mektubun hangi yazıyla yazıldığı belli değildir.

Türklerin İslamiyetten önce kullandıkları alfabe çeşitleri, Köktürk alfabesi ve Uygur alfabesidir. Moğo­listan’daki Orhun ve Yenisey ırmakları çevresinde bulunan dikili taşlar Köktürk alfabesiyle yazılmıştır. Dolayısıyla bu taşlar, Türk edebiyatının ilk yazılı örnekleridir.

Yenisey çevresindeki irili ufaklı taşlar, bilinmeyen kişilere ait mezar taşlarından ibarettir.

Okuduğunuz bu tarihî bilgi ve abidelerden alınan bölümden hareketle, Orhun Bölgesi’ndeki Köktürk Yazıtları (Orhun Abidelerinin, yazılı edebiyatımızdaki önemini birkaç cümleyle aşağıya yazınız.

4.

  • Moğolistan’ın kuzeyinde, Baykal gölünün güneyinde, Orhun ırmağı vadisindeki Koşo Saydam gölü yakınlarındadır.
  • Göktürkler tarafından 8. yy’da Göktürk alfabesiyle yazılmıştır.
  • Türk edebiyatının ilk yazılı örneği olarak kabul edilir.
  • Türk töresinden,  geleneğinden ve devlet siyasetinden bahseder.
  • Tarih,  coğrafya ve edebiyata kaynaklık etmiştir.
  • Türk edebiyatının ilk nutuk (söylev) örneğidir.
  • Türk adı ilk kez geçer.
  • Bir kısmı Çince yazılmıştır.
  • Çinlilerle ilgili mücadeleler anlatılır. Halkla birlik mesajı verilmiş; halk Çinlilere karşı uyarılmıştır.
  • İlk bulan ve bilim çevrelerine tanıtan İsveçli Subay Strahlenberg’dir.

Bu yazıtlar üç tanedir:

Bilge Tonyukuk Anıtı (720-725): Bu anıtı,  Tonyukuk kendi adına yazdırıp gitmiştir. Bu anıtta Göktürklerle Çinliler arasında yapılan savaşlar,  Tonyukuk’un ağzından sade bir anlatımla,  hatıralar şeklinde anlatılmıştır. Tonyukuk ilk Türk yazar olarak kabul edilir.

Kültigin Anıtı (732): Göktürk Hakanı Bilge Kağan’ın,  ölen kardeşi Kültigin adına diktirdiği yazıttır. Yazıtta sanatlı bir söyleşi vardır. Yolluğ Tiğin tarafından yazılmıştır.

Bilge Kağan Anıtı (735): Bilge Kağan’ın ölümünden sonra oğlu tarafından diktirilmiştir. Bu abide de Bilge Kağan konuşmaktadır. Yazıtta sanatlı bir söyleşi vardır. Yolluğ Tiğin tarafından yazılmıştır.

 

 

5. Köktürklerin Çinlilerle olan mücadelesinin, Köktürklerin hâkimiyet düşüncesinin kitabelerdeki anlatımıyla tarih kitaplarındaki anlatımını karşılaştırınız. Karşılaştırma sonucunda, bu tarihî ve siyasi olayların edebî bir dille anlatıldığı yazıtların, Türk medeniyet tarihi açısından önemini kısaca aşağıya yazınız.

5. Köktürkler Çinliler mücadele içerisinde yaşamışlardır ve bunun altındaki temel neden de Türklerin cihangirlik duygusunun hakim olmasıdır. Elbette ki bu olayların tarih kitaplarındaki anlatımıyla kitabelerdeki anlatımı aynı olmaz. Ama yazıtlar bize göstermiştir ki bizim geçmişle olan bağımızı koparmamıştır. Yazıldığı dönemden sonraki nesle seslenerek nasihatte bulunmuştur.

 

6. Köktürk Yazıtlarının temel düşüncesini söyleyiniz. Bu konudaki düşüncelerinizi belirtiniz.

6. Temel düşünce halkına karşı kendini sorumlu hissedip hesap verme, sonraki kuşaklara aydınlatma, bilgi verme, sonraki kuşakları tehlikelere karşı koruma ve nasıl davranmaları gerektiğini belirtmedir.

 

 7. a. “Kül Tigin Abidesi”nin aşağıda orijinal dille verilen bölümünü ve günümüz Türkçesiyle verilmiş hâlini okuyunuz. Yollug Tigin tarafından yazılan abidenin kimin ağzından kime hitaben söylendiğini belirleyiniz.

Tengri teg tengride bolmış Türk Bilge Kağan bu ödke olurtum. Sabimin tüketi eşidgil Ulayu ini yigünüm oğlanım biriki oguşum budunum biriye şadpıt begleryırıya tarkat buyruk begler Otuz Tatar… Tokuz Oğuz begleri budunı bu sabimin edgüti eşid katıgdı tıngla:

(Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge Kağan, bu zamanda oturdum. Sözümü tamamıyla işit. Bilhassa küçük kardeş yeğenim, oğlum, bütün soyum, milletim, güneydeki şadpıt beyleri, kuzeydeki tarkat, buyruk beyleri, Otuz Tatar… Dokuz Oğuz beyleri, milleti! Bu sözümü iyice işit, adamakıllı dinle.)

 

a. Yazıtlar Kül Tiğin’in ağzından anlatılır.

b. Paragraftaki cümlelerden iki tanesini tahtaya yazınız. Cümlenin yapısını günümüz Türkçe cümle yapısıyla kip özellikleri yönünden karşılaştırınız. Ses değişimlerini belirleyiniz. Abidelerden alınan cümlelerde benzetmelere yer verilip verilmediğini tespit ediniz.

b. bolmış > olmuş    Değişim= Sözcük başındaki b sesinin düşmesi  gerçekleşmiştir.

   olurtum>oturdum Değişim= l>t değişimi söz konusudur.

Abidelerin edebi yönü hemen kendini gösterir. Bu da Göktürklerin içinde bulunduğu dönemde önce de edebiyatlarının güçlü olduğunu gösterir. Özellikle metinde Çinliler hakkında düşünceleri sanatsal bir dille yazılmıştır.

 

“Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırılmış. Yaklaştırıp konduktan sonra kötü şeyleri o zaman düşünürmüş. İyi bilgili insanı, iyi cesur insanı yürütmezmiş. Bir insan yanılsa kabilesi, milleti, akrabasına kadar barındırmazmış. Tatlı sözüne, yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok, Türk milleti, öldün; Türk milleti, öleceksin! Güneyde Çogay Ormanı’na, Tögültün Ovası’na konayım dersen, Türk milleti, öleceksin!”

 

8. a. Grup sözcünüz aracılığıyla Uygurlar ve Uygurların yaşadığı bölgeler hakkında edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınıza aktarınız.

a. Yukarıdaki birinci soruda cevaplanmıştır.

 

b. Uygurlara ait aşağıdaki metni okuyunuz.

Günümüz Türkçesiyle

Tengri yaruk küçlüg bilgeke yalvarar biz               “Tanrı, nurlu (ve) güçlü bilgeye yalvarırız,

Ötünür biz kün ay tengrike                                         Yakarırız Güneş (ve) Ay tanrılarına;

Yaşın tengri nom kutı                                   Şimşek Tanrı’sı, din kutu,

Mar mani firiştilarka                                                    Mar Mâniye (ve) meleklere.

Kut kolur [biz] tengrim                                                 Kut dileriz, ey Tanrı’m!

Et’özümüzni küzeding                                 Vücudumuzu gözetin,

Özütümüzni boşung                                      Ruhumuzu halas edin!

Kıv kolur biz yaruk tengrilerke                                  Kut dileriz nurlu tanrılardan!

Adasızın turalım                                                              Tehlikeden (ırak) duralım,

Ögrinçligin erelim                                           Sevinç içinde olalım!”

Okuduğunuz metinde koyu yazılmış sözcükleri ve şiirin temasını dikkate alarak Uygurlar dönemine ait yazılı metinlerin özelliklerini tartışınız. Tartışma sonucuna göre yazılı edebiyat dönemine ait eserleri gruplandırarak aşağıdaki şemada noktalı yere yazınız.

b. Yukarıdaki kelimeler Maniheist Uygurlara ait olan metinlerdir. Dini içeriğe sahiptir. Göktürklerde gibi tek tanrı inancından bahsetmez onun yerine Maniheist düşüncenin izleri vardır.

İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı

Sözlü Edebiyat   Yazılı Edebiyat
Destan, koşuk, sağu,   sav Göktürk KitabeleriYenisey Yazıtları

 

9. Maniheist Uygurlara ait tercüme eserlerden biri olan yukarıdaki şiir ve Köktürk Yazıtlarından okuduğunuz metinden hareketle “yazılı edebiyat dönemiyle” ilgili çıkarımlarınızı aşağıya sıralayınız.

9. Türkler yerleşik hayata geçmişler ve artık kendilerine uygun dinleri tercih etmişlerdir.

Kendilerine ait bir alfabeleri olmuş ve bunu kullanmışlardır.

 

YORUMLAMA – GÜNCELLEME

1. a. Söylev hakkında edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.

a. Bir fikri, bir dâvayı dinleyicilere benimsetmek, onları bu fikre, dâvaya inandırmak için söz söyleme işi ya da sanatı. Bu işi yapan kişiye hatip, söylenene de, yerine göre nutuk, söylev, hitabe denir.

Hitabet, nesir türlerindendir. Ancak işlenen konunun, konuşmanın yapıldığı anda ilgi uyandırması, anlaşılması gerektiğinden, nesrin genel kurallarına bağlı olmakla beraber, bazı özel kuralları da vardır. Söz söyleyen kişinin, söz söyleyeceği toplumu göz önünde bulundurması, anlatımını bu toplumun isteyeceğine göre ayarlanması gerektir. Bu bakımdan hatibin, kelimeleri dinleyicilerinin kültürel durumuna göre seçmesi, hitap ettiği toplumun anlayabileceği kelimeleri, sözleri, deyimleri kullanması gerektir.

Hitabeye, konuşmanın yapılacağı topluma göre değişen hitaplarla başlanır : Yurttaşlar, Sayın dinleyiciler. Vatandaşlar, Arkadaşlar…gibi. Bu çeşit hitaptan sonra ilkin fikir, dâva ileri sürülür. Bu fikir ya da dâva üzerine, dinleyicilerin varması istenen fikrin ve düşüncenin sonucu söylenir. Hatip bunları yaparken, dinleyicilerin zekâsına, hayaline, duygusuna başvurur. Anlatımında çeşitlilik göstermek, dinleyenleri heyecana sürüklemek, onları varmak istediği sonuca ulaştırmak için gereklidir.

Sözle, bir fikri, bir dâvayı dinleyenlere aşılamak işi çok eskidir. İnsanlar, yazıyı bulmadan çok önceleri, sözle bir fikri söylemeyi, inandırmayı uygulamışlardır. Bu bakımdan, yazılı sanat türlerinden önce, sözle bir fikri söyleme türü olan hitabet türü meydana gelmiştir. İlkçağda, toplumlara karşı bu çeşit söz söyleyerek fikir ve düşünce yayma fikri, özellikle Yunan ve Romalılarda yetişen Demosten, Cicero gibi hatipler, söz söyleme sanatının ünlü kişileridir.

Hitabet, sözün konusuna ve söylenme yerine göre başlıca şu çeşitlere ayrılır:

Siyasî hitabet, siyaset konusunda söylenen nutuklardır. Bu çeşit nutuklar, çoklukla millet meclislerinde, siyasî parti toplantılarında, mitinglerde, diplomatik toplantılarda söylenir. İç ya da dış politikayı ilgilendiren konuşmalardır.

Askerî hitabet, komutanların askerlerini cesaretlendirmek için söyledikleri ya da çeşitli askerî konularda söylenen nutuklardır.Dinî hitabet, tapınaklarda din konusunda söylenen nutuklardır.

Hukukî hitabet, mahkemelerde, hukuk konusunda söylenen (savcıların iddianameleri ile avukatların ya da sanıkların savunmaları) nutuklardır.

Akademik hitabet, bilim toplantılarında akademilerde söylenen nutuklardır. Bir bilim adamının bir akademiye kabul edilirken söylediği nutuk, üniversitelerin ya da bilim kongrelerinin açılışında söylenen nutuklar akademik nutuklardır.

 

b. Onuncu Yıl Nutku’ndan bir bölümü Atatürk’ün sesinden dinleyiniz. Sınıfta, aranızdan belirleyeceğiniz iki arkadaşınıza Atatürk’ün Onuncu Yıl Nutku’ndan bir bölümü ve Kül Tigin Abidesi’nden alınan bölümü hitabet üslubuyla okutunuz. Bu iki metni, aşağıdaki tabloda belirtilen ölçütler yönünden karşılaştırıp sonuçları yazınız.

Kül Tigin Abidesi 10. Yıl Nutku
Yapı Düz yazı(yukarıdan aşağı*Göktürk   alfabesi) Düz yazı (Sağdan sola * Latin   alfabesi)
Tema Birlik olmak Birlik olmak
Dil ve Anlatım Sanatlı  ve edebi bir anlatımı var. Kül Tiğin’ın   ağzından anlatılır. Sanatlı ve edebi dili var. Kendi   ağzından anlatır.
Hitap Edilen Zümre Halka hitap eder. Halka hitap eder.
Tarihî ve Kültürel Önemi Zorluklar nasıl baş edildiğini   anlatarak bir sonraki kuşağa anlatır ve medeniyetimizde yerini alır. Zorluklar nasıl baş edildiğini   anlatarak bir sonraki kuşağa anlatır ve medeniyetimizde yerini alır.
Yazılış Amaçları Nasihatte bulunmak Nasihatte bulunmak

 

2.  Kül Tigin’in Türk milletine, yaptıkları hatalar yüzünden yaşadıkları kötü tecrübeleri gerçek­çi bir şekilde dile getirmesini nasıl yorumluyorsunuz? Siz, Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı olsay­dınız günümüz şartlarında Türk milletine neler söylemek isterdiniz? Düşüncelerinizi söylev üslubuy­la bir paragraf şeklinde yazıp sınıfta okuyunuz.

2.

3. Siz, Kül Tigin’in yerinde olsaydınız bu kitabeye başka neleri eklemek isterdiniz?

3.

 

DEĞERLENDİRME

1. Aşağıdaki noktalı yerlere uygun sözcükleri yazarak cümleleri tamamlayınız.

•   İslamiyet öncesi dönem SÖZLÜ edebiyat ve  YAZILI  edebiyat olmak üzere ikiye ayrılır.

•   Yazılı edebiyat ürünleri de sözlü dönem ürünleri gibi dil  VE ANLATIM, duyuş ve zevk bakımından eski Türklerin özelliklerini yansıtan eserlerdir. Bu bakımdan yazılı edebi­yatımızın en önemli kaynakları ORHUN ABİDELERİ VE YENİSEY YAZITLARIDIR.

•   Yazılı dönem ürünleri GÖKTÜRK ve UYGURLARA ait metinlerdir.

 

2. Aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

A. Kül Tigin Abidesi, Köktürk alfabesiyle yazılmıştır.

B. Uygur dönemine ait metinler, günlük konularda yazılmış metinlerdir.

C Köktürk Yazıtlarında kısa yapıda cümleler kullanılmıştır.

D. Köktürk Yazıtları; Kül Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk adına dikilmiştir.

E. Köktürk alfabesindeki harfler, taş üzerine yazı yazmak için uygun yapıdadır.

CEVAP:B

 

3. Aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?

A. Uygur dönemine ait yazılı metinler dinî konularda yazılmış tercüme metinler değildir.

B. Köktürk Yazıtları, edebiyat tarihi araştırmalarına ışık tutmayan eserlerdir.

C Köktürk Yazıtları, Orhun Irmağı kenarında bulunmaktadır.

D. Köktürk Yazıtları, yazıldığı dönemde insanların yaşama mücadelesini yansıtmaktadır.

E. Bilinen en eski Türk yazarı Bilge Tonyukuk’tur.

CEVAP:D

 

4.  Hitabet türünün örneği olan Köktürk Yazıtlarının Türk edebiyat tarihi açısından önemini belir­tiniz.