12.Sınıf Türk Edebiyatı Konuları, Cumhuriyet Edebiyatı

Cumhuriyet Dönemi Yazarları ve Eserleri

[tab:1.Sayfa]

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI

YEDİ MEŞALECİLER

1928’de çıkarılan “Yedi Meşale” dergisi etrafında toplanan bu sanatçılar ilkelerini içtenlik, canlılık ve devamlı yenilik şeklinde açıklamıştır.

Son dönem sanat akımlarının hepsinden etkilenmişlerdir.

Hece şiirine yeni bir ses, yeni bir hava, değişik temalar ve değişik muhteva getirmek amaçlanmıştır.

Beş Hececiler’i eleştirmiş onlara karşı çıkmışlardır.

Batı edebiyatını özellikle Fransız edebiyatını örnek almışlar;  fakat Beş Hececiler’in yolundan gitmişlerdir.

Duygu ve düşünceye önem veren, sanat aşkını ön planda tutan, taklitten uzak, orijinal eserler verilmeye çalışılmış; ancak daha çok şiir ve hayalin ağır bastığı eserler meydana getirilmiştir.

Türk şiirine herhangi bir yenilik getirmemişlerdir.

Topluluk, amacına ulaşmadan kısa bir sürede dağılmıştır.

Topluluk, Sabri Esat Siyavuşgil, Yaşar Nabi Nayır, Muammer Lütfi Bahşı, Vasfi Mahir Kocatürk, Ziya Osman Saba, Cevdet Kudret ve Kenan Hulusi Koray (nesir yazmış)’dan oluşur.

 

GARİPÇİLER(1.YENİ)

1941 yılında “Garip” adlı şiir kitabıyla başlamıştır.

Şiirde her türlü kural ve belirli kalıplara karşı çıkmışlardır.

Ölçü ve uyağı şiirden kaldırmışlardır.

Batı’daki “varoluşçuluk” akımının etkisiyle şuuraltına yönelmişlerdir.

Şiirlerinde halk deyişlerinden yararlanmışlar, toplumsal yergiye yer vermişler ve konu sınırlandırılmasına karşı çıkıp şiirlerine her türlü konuyu sokmuşlardır.

Topluluk, Orhan Veli Kanık, Oktay Rıfat Horozcu, Melih Cevdet Anday’dan oluşur.

 

HİSARCILAR

F1950 yılında çıkmaya başlayan Hisar dergisi; Garip hareketine, dildeki tasfiyeciliğe karşı bir tavırla yayın hayatına atılır.

FArif Nihat Asya, Bekir Sıtkı Erdoğan, Yavuz Bülent Bakiler, İlhan Geçer, Mustafa Necati Karaer, Mehmet Çınarlı ve Münis Faik Ozansoy. Bu sanatçılar yeniliğin eskiyle bağlarını koparamayacağını ondan kuvvet alınması gerektiğini vurgulamış ve Batı kültürüne karşı milli sanatı savunmuşlardır.

 

İKİNCİ YENİ

Garipçilerin açık ve yalın anlatımına bir tepki olarak ortaya çıkmıştır.

Soyut, kapalı bir şiir dili geliştirmişlerdir.

İkinci Yeniciler için biçim önceliklidir.

Başlıca sanatçıları şunlardır: Sezai Karakoç, İlhan Berk, Turgut Uyar, Oktay Rıfat ve Edip Cansever’dir.

 

[tab:2.Sayfa]

CUMHURİYET DÖNEMİ SANATÇILARI

AHMET HAMDİ TANPINAR (1901–1962)

Edebiyat tarihçisi olarak edebiyatımıza yeni bir bakış açısı getiren Tanpınar, roman, hikâye ve şiir türlerinde eserler vermiştir.

Şiirlerinde zaman önemli bir kavramdır, kader, aşk, ölüm ve kâinatla insan arasındaki münasebeti işlemiştir.

Tanpınar, güzel ve mükemmel şiirler yazmayı hedeflemiş, şiir üzerinde bir ömür çalışmıştır; bu nedenle oldukça az eser yayımlamıştır.

Roman ve hikâyelerinde psikolojik yön önemli bir yer tutar.

Şiirlerinde “şuuraltı” da önemlidir.

Tanpınar, sosyal fayda ve tesiri reddetmiştir.

Şiirlerinin ana teması “musiki, his ve hayal”dir.

 

Eserleri: Huzur, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Sahnenin Dışındakiler, Mahur Beste, 19.Asır Türk Edebiyatı, Beş Şehir, Bursa’da Zaman, Yaz Yağmuru, Abdullah Efendi’nin Rüyaları’dır.

 

PEYAMİ SAFA(1889–1961)

Geçinmek için yazdığı eserlerde “Server Bedîi” takma adını; sanat kaygısıyla yazdığı eserlerinde ise asıl adını kullanmıştır. İlk eserlerinde olaylara önem vermiş, daha sonraki eserlerinde ise (Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Bir Tereddütün Romanı)olayları arka plana itip düşünce ve ruh çözümlemelerine yönelmiş, psikolojik roman türünün olgun eserlerini vermiştir. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu adlı romanında hayatının bir bölümünü anlatmıştır.

 

Birinci Dünya Savaşı yıllarının toplum düzeni ve ahlakı üzerindeki yıkıcı etkisi birçok eserinin temeli olmuştur.

Eserleri: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Fatih Harbiye, Sözde Kızlar, Matmazel Noralya‘nın Koltuğu, Yalnızız, Bir Akşamdı, Biz İnsanlar, Şimşek’tir.

AHMET KUTSİ TECER(1901–1967)

Faruk Nafiz Çamlıbel’in açtığı “memleketçi şiir” anlayışına katılmış şiirlerinde Anadolu folklorundan, Halk edebiyatın-dan, Anadolu’nun eski efsanelerinden geniş ölçüde yarar-lanmış; Avrupai şiir anlayışından “âşık tarzı” şiir anlayışına yönelmiş, bu iki anlayışı şiirlerinde birleştirmiştir. Halktan aldığı malzemeyi Batı tekniğiyle incelemiştir. Şiir yanında inceleme, araştırma ve tiyatro alanında eserler vermiştir.

Eserleri: Şiirler

Tiyatro eserleri: Köşebaşı, Koçyiğit Köroğlu, Bir Pazar Günü, Satılık Ev.

 

CAHİT SITKI TARANCI(1910–1956)

Şair “Otuz Beş Yaş” şiiriyle ün kazanmıştır.

Sade ve ahenkli bir konuşma diliyle şiirler yazmıştır.

Düşüncelerine hâkim olan ölüm temi dolayısıyla kendi ıstırabı içinde kapalı metafizik seviyeye yükselemeyen hayata koşmak isteyen; fakat onda tam istediğini bulamayan bir insandır.

Şekle önem vermiş, şekil mükemmelliğini elde etmek için yeni vezinler kullanmıştır.

Şiirlerinde “ölüm korkusu, dünyanın güzelliği, yaşama sevinci ve aşk” temalarını işlemiştir.

 

Eserleri: Ömrümde Sükût, Otuz Beş Yaş, Düşten Güzel, Sonrası isimli şiir kitapları ve Ziya’ya Mektuplar.

 

SAİT FAİK ABASIYANIK (1906–1954)

Yazar, ilk hikâyelerini “Semaver” adlı eserinde toplamıştır. Bu hikâyelerinde Maupassant tarzı hikâyeciliğin ve tenkitçi gerçekçiliğin tesiri altında kaldığı görülür. “Semaver, Sarnıç ve Şahmerdan” adlı üç hikâye kitabında Ömer Seyfettin’den gelen Maupassant tarzı hikâyelerle birlikte “tenkitçi-gerçekçi” hikâyelere ve “anıların hikâyeleştirilmiş şekline” rastlanır.

Tabiat, deniz, balıkçılar, hayvan ve hayata duyduğu sevgiyi işlemiştir.

 

Eserleri: Semaver, Sarnıç, Mahalle Kahvesi, Kumpanya, Son Kuşlar, Lüzumsuz Adam, Şahmerdan, Havada Bulut, Tüneldeki Çocuk

[tab:3.Sayfa]

FALİH RIFKI ATAY(1804–1971)

Özellikle gezi türündeki eserleriyle tanınır. Atatürk ile ilgili anılarıyla şöhretini sağlamıştır.

 

Eserleri: Zeytin Dağı, Ateş ve Güneş, Bizim Akdeniz, Çankaya, Deniz Aşırı, İnanç, Atatürk’ün Hatıraları, Kurtuluş, Bayrak

 

YAHYA KEMAL BEYATLI(1884–1958)

Aruz vezni ve eski nazım biçimleriyle yeni konuları başarıyla işlemiştir.

Şiir ve düzyazı türünde eserleri vardır.

Şiirde şekil mükemmelliğine, ahenk ve kafiyeye önem vermiştir.

Parnasizmin edebiyatımızdaki en önemli temsilcisidir.

Yahya Kemal aruzu Türkçeye başarıyla uygulamış, “Ok” şiiri dışındaki tüm şiirlerini aruz vezniyle yaz-mıştır.

Şiirlerinde aşk, ölüm, tabiat, sonsuzluk gibi temaları işlemiştir.

Osmanlı medeniyetine duyduğu hayranlık nedeniyle eserlerinde Osmanlıyı işlemiştir.

İstanbul’u şiirde en fazla konu edinen şairlerimizdendir.

Divan şiirini örnek alarak gazel, şarkı, murabba ve rubailer yazmıştır.

 

Şiirleri: Kendi Gök Kubbemiz, Eski Şiirin Rüzgârıyla, Rubailer

Nesirleri: Aziz İstanbul, Eğil Dağlar, Edebiyata Dair, Hatıralarım

MEMDUH ŞEVKET ESENDAL(1883–1952)

Romanlarında toplum sorunlarını işlemiştir.

Hikâyelerinde gözlem gücü oldukça güçlüdür.

Edebiyatımızda Çehov tarzının temsilcisidir.

Eserlerinde konuşma dilini kullanır.

Birçok gazete ve dergide hikâyeleri yayımlanmıştır.

 

Romanları: Ayaşlı ve Kiracıları, Vassaf Bey

Hikâyeleri: Mendil Altında, Otlakçı, Hikâyeler, Hava Parası, Temiz Sevgiler

 

ABDULHAK ŞİNASİ HİSAR(1888–1963)

Tenkit yazıları ve romanları ile tanınır.

Sanatlı ve uzun cümleleri vardır.

Anı, makale, hikâye ve roman türünde eser vermiştir.

Romanları: Fehim Bey ve Biz, Çamlıcadaki Eniştemiz

Anı: Geçmiş Zaman Köşkleri, Boğaziçi Mehtapları, Boğaziçi Yalıları, Geçmiş Köşkler

 

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA(1914–1973)

İlk dönemde soyut konuları işlemiştir.

Sonraki döneminde kahramanlık ve destani konuları işlemiştir.

Destanlar, felsefi şiirler ve toplumcu gerçekçi şiirler yazmıştır.

 

Eserleri: Çocuk ve Allah, Çakır’ın Destanı, Anıtkabir, Üç Şehitler Destanı, Yedi Memetler. (Ayrıca: Açıl Susam Açıl, Çocuklar Koçaklaması, Kuş Ayak adında çocuk şiirleri vardır.)

 

AHMET MUHİP DRANAS(1909–1980)

Şiirlerinde Anadolu’yu, tabiat ve tarih konularını işleyen destansı şiirler yazmıştır.

Baudlaire’nin sembolizminden etkilenerek ses ve şekil mükemmelliği taşıyan şiirler yazmıştır.

Şiirde ölçü ve kafiyeye sıkı sıkıya bağlıdır.

Tiyatro eserleri, tercüme, inceleme ve makaleleri vardır.

Eserleri: Şiirler, Gölgeler, O Böyle İstemezdi, Çıkmaz, Aptal, Yaşadığımız Devir

 

BEHÇET NECATİGİL(1916–1979)

Halk kültüründen ve Batı kültüründen aldığı unsurları birleştirerek çevreyi, dış dünyayı ve ev içini işlemiştir.

Son dönem şiirlerinde Divan şiirine yönelmiş, bu şiirin ses ve yapı özelliklerini günümüz şiirinde uygulamıştır.

Şiir kitaplarının yanında radyo oyunları da vardır.

 

Şiir kitapları: Kapalı Çarşı, Eski Toprak, Zebra, Kareler Aklar, Yaz Dönemi, Divançe, İki Başına Yürümek, Çevre, Evler

 

CAHİT KÜLEBİ(1917–1997)

Halk şiirini andıran içten şiirler yazmıştır.

Memleketçi şiire yeni bir bakış açısı kazandırmıştır.

 

Eserleri: Atatürk Kurtuluş Savaşında, Adamın Biri, Rüzgâr, Yeşeren Otlar, Yangın.

[tab:4.Sayfa]

SUUT KEMAL YETKİN(1903–1980)

Denemeleriyle ün kazanmıştır.

Paris’te Felsefe öğrenimi yapmıştır.

Öğretim üyeliği, milletvekilliği yapmıştır.

 

Şiir: Şi’r-i Hayal

Deneme: Edebiyat Konuşmaları, Edebiyat Üzerine, Günlerin Götürdüğü, Şiir Üzerine Düşünceler, Denemeler, Yokuşa Doğru.

 

TARIK BUĞRA(1918–1994)

Hikâye ve romanlarıyla ün kazanmıştır.

Toplumsal gerçekçiliğe karşı bireysel ve sanatsal ger-çekçiliği savunmuştur.

Çeşitli gazetelerde çalışmıştır.

 

Hikâyeleri: Yunus Emre, İki Uyku Arasında, Oğlumuz, Yarın Diye Bir Şey Yoktur, Yüzlerce Çiçek Birden Açtı.

Romanları: Küçük Ağa, Küçük Ağa Ankara’da, İbiş’in Rüyası, Firavun İmanı, Siyah Kehribar, Dönemeçte, Gençliğim Eyvah, Yağmur Beklerken.

 

YAŞAR KEMAL(1921-     )

İşçi ve köylü sorunlarını halk diliyle işlemiş bir toplum-sal gerçekçidir.

Edebiyata şiirle girdi.

Röportajlar yayımladı, hikâyeler yazdı.

Romanlarıyla ün kazanmıştır.

Romanlarında genellikle Çukurova insanlarını ve Torosları anlatmıştır.

Romanları: İnce Memed, Yer Demir Gök Bakır, Ölmez Otu, Teneke, Ağrı Dağı Efsanesi, Binboğalar Efsanesi, Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yılanı Öldürseler…

 

Hikâye: Sarı Sıcak(Bir hikâye kitabı vardır)

Röportajları: Çukurova Yan Yana, Yunan Ormanlarına Elli Gün, Peri Bacaları.

 

KEMAL TAHİR(1910–1973)

Edebiyata şiir ve öyküyle girdi.

Bilimsel metotla köy romanı yazmıştır.

Romanlarının konusunu Kurtuluş Savaşı, Eşkıya hikâ-yeleri oluşturur.

Romanlarda, Anadolu halkının törelerini, Anadolu’daki düzeni ve sorunları irdelemiştir.

 

Romanları: Sağırdere, Eski Şehrin İnsanları, Devlet Ana, Yorgun Savaşçı, Yedi Çınar Yaylası, Bozkırdaki Çekirdek, Köyün Kamburu, Kelleci Memet…

Hikâyesi: Göl İnsanları

 

CEMİL MERİÇ(1917–1987)

Deneme, makale ve araştırmalarıyla tanınır.

Fransızcadan tercümeler yapmıştır.

 

Eserleri: Bu Ülke, Hint Edebiyatı, Umrandan Uygarlığa, Kırk Ambar, Bir Dünyanın Eşiğinde.

NECATİ CUMALI(1921–2001)

Şiirle edebiyata giriş yaptı; daha sonra roman, tiyatro ve hikâye türünde eserler de verdi.

“Değişik Gözle” eseriyle “Sait Faik Hikâye Armağanı”nı aldı.

Anadolu insanının çaresizliklerini, köyü, halk yaşamını ve yaşam sevincini işlemiştir.

En önemli özelliği, doğallık, yalınlık ve duyarlılıktır.

Şiirleri: Kızıl Çullu Yolu, Harbe Gidenin Şarkıları, Mayıs Ayı Notları, Denizin İlk Yükselişi, Yağmurlu Deniz, Başaklar, Bebe, Ceylan Ağıdı, Aç Güneş.

Romanları: Tütün Zamanı, Yağmurlar ve Topraklar, Acı Tütün, Aşk da Gezer.

Tiyatroları: Boş Beşik, Ezik Otlar, Vur Emri, Susuz Yaz, Tehlikeli Güvercin, Nalınlar, Masallar, Kaynana Ciğeri, Derya Gülü, Aşk Duvarı, İş Karar Vermekte.

Hikâyeleri: Yalnız Kadın, Değişik Gözle, Susuz Yaz, Ay Büyürken Uyuyamam, Makedonya 1900, Kente İnen Kaplanlar, Aylı Bıçak.

 

HÜSEYİN NİHAL ATSIZ(1905–1975)

Türkçülük hareketinin önde gelen temsilcilerindendir.

Türk tarihi ve edebiyatı ile ilgili çalışmaları vardır.

 

Çıkardığı Dergiler: Atsız, Mecmua, Orhun, Orkun, Ötüken.

Romanları: Bozkurtların Ölümü, Bozkurtlar Diriliyor, Deli Kurt, Dalkavuklar Gecesi, Yolların Sonu, Ruh Adam.

 

ORHAN VELİ KANIK(1914–1950)

Garipçilerdendir.

İlk şiirlerini Oktay Rıfat ve Melih Cevdet’le ‘’Varlık’’ dergisinde yayımladı.

Gerçek şiire ulaşabilmek için ölçü ve uyak gibi bağlar-dan, biçim özentilerinden, sözcük oyunlarından ve söz sanatlarından kurtulmak gerektiğini savunmuştur.

Şiirlerinde günlük konuları konu edinmiş, halkın anla-yacağı yalın bir dil kullanmıştır.

‘’Şiir herkes ve her şey için yazılır’’anlayışına sahiptir.

Zaman zaman nükteci ve alaycı bir dil kullanmıştır.

Ününü şiirle kazanmış bunun yanında eleştiri, öykü ve çeviriler de yazmıştır.

 

Şiir: Garip, Vazgeçemediğim, Yenisi, Karşı, Destan Gibi,La Fontaine’nin Masalları, Nasrettin Hoca Masalları.

Düzyazı: Bindiğiniz Dal, Sanat ve Edebiyat Dünyamız.

 

OKTAY RIFAT HOROZCU(1914–1988)

Garipçilerdendir.

İlk önce aşk şiirleri sonra toplumcu şiir yazmış daha sonra da soyut şiire yönelmiştir.

Toplumcu sanat ilkesinden hareketle halk deyim ve söyleyişlerinden, masal ve tekerlemelerden onlara yeni görünüşler sağlayarak yararlanmış, toplum sorunlarına değinmiştir.

“Perçemli Sokak” adlı kitabıyla birlikte şiir anlayışında büyük değişiklikler olmuş, soyut şiire kaymıştır.

Roman ve tiyatro eserleri vardır.

 

Şiirleri: Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üzerine Şiirler, Güzelleme, Karga ile Tilki, Aşk Merdiveni, Denize Doğru Konuşma, Dilsiz ve Çıplak, Koca Bir Yaz, Yeni Şiirler.

Roman: Bir Kadının Penceresinden, Danaburnu, Bay Lear.

Oyunları: Birtakım İnsanlar, Kadınlar Arasında, Atlar ve Filler, Yağmur Sıkıntısı, Çil Horoz, Dirlik Düzenlik.

[tab:5.Sayfa]

MELİH CEVDET ANDAY(1915–2002)

Garipçilerdendir.

Sanatını romantik öğelerden kurtararak sosyal temel üzerine kurdu.

Nükte ve yergi ağırlıklı şiirler yazdı.

Oktay Rıfat’ın aksine soyut şiire ilgi duymamıştır.

Çeviri roman ve oyunları vardır.

 

Şiir: Sözcükler, Rahatı Kaçan Ağaç, Telgrafhane, Yan Yana, Kolları Bağlı Odysseus, Ölümsüzlük Ardında Gılgamış…

Romanları: Aylaklar, Gizli Emir, İsa’nın Güncesi

Denemeleri: Doğu-Batı, Konuşarak, Yeni Tanrılar, Dilimiz Üstüne Konuşmalar

Gezi Yazıları: Sovyet Rusya, Azerbaycan, Özbekistan, Bulgaristan, Macaristan.

Oyunları: İçerdekiler, Mikado’nun Çöpleri, Dört Oyun.

 

SEZAİ KARAKOÇ(1933–      )

F Fransızcadan şiir ve nesir tercümeleri yaptı.

F İnançları gerçeküstücülükle kaynaştırmayı amaçla-maktadır şiirde. Bunun için mistizmden, evliya öykü-lerinden yararlanmaktadır.

 

Şiirleri: Hızır’la Kırk Saat, Körfez, Şahdamar, Sesler, Taha’ nın Kitabı, Gül Muştusu, Zamana Adanmış Sözler, Leyla ile Mecnun, Ateş Dansı.

Deneme ve İncelemeleri: Yunus Emre, Mehmet Akif, Edebiyat Yazıları.

 

CEMAL SÜREYA(1931–       )

Fİkinci Yeni şiirinin önde gelen şairlerindendir.

FHalk diline fazla yer vermiş, Orhan Veli kuşağı ile anlamsız denen şiir arasında yakınlık kurmuştur.

 

Şiirleri: Güvercinler, Yedi Tepe, Sevda Sözleri, Göçebe…

Deneme: Şapkam Dolu Çiçekle, Günübirlik.

Antoloji: Mülkiyeli Şairler, Yüz Aşk Şiiri

Çeviri: Emperyalizm (Lenin) Toplumbilim Tarihi

 

TURGUT UYAR(1927–1985)

F Arz-ı Hal adlı eserinde halk deyişiyle yüklü, vezinli, kafiyeli şiirler yazmıştır.

F Son döneminde Divan şiirini yenileştirme çabasına girişti. Yine son döneminde bir tür öykü-şiir denilebile-cek, uzun toplumsal özde şiirler üretti.

 

Şiirleri: Arz-ı Hal, Türkiye’m, Dünyanın En Güzel Arabistanı, Tütünler Islak, Her Pazartesi, Divan, Kayayı Delen İncir.

 

NAZIM HİKMET(1902–1963)

FNazım Hikmet önceleri ölçülü kafiyeli şiirler yazmış, Moskova’da eğitim gördüğü sırada Mayakovski’nin etkisiyle serbest nazma yönelmiştir.

FToplumcu şiirin öncüsü olmuştur.

 

Şiirleri: 835 Satır, Varan 3, Kurtuluş Savaşı Destanı, Portreler, Rubailer, Sesini Kaybeden Şehir.

Oyunları: Kafatası, İnek, Unutulan Adam, Ferhat ile Şirin

Fıkraları: İt Ürür Kervan Yürür.

Ayrıca mektup ve masalları da vardır.

 

NURULLAH ATAÇ(1898–1957)

FMakale, tiyatro, deneme, eleştiri ve şiirler yazdı.

FEn fazla denemeleriyle ün kazandı.

FTürkçenin özleşmesi ve arınması için yazılarında yabancı sözcükleri pek kullanmadı.

FKendine özgü devrik cümleleri ile yeni bir dil ve anlatım biçimi oluşturdu.

 

Deneme ve Eleştirileri: Günlerin Getirdiği, Söz Arasında Okuruma Mektuplar, Prospero ile Caliban, Ataç, Söyleşiler.

Günlük: Günce.

Çeviri: Yunan, Latin, Fransız, Rus, Alman, İskandinav dillerinden 50 kadar oyun, roman, deneme, masal çevirisi yapmıştır.

[tab:6.Sayfa]

ORHAN KEMAL(1914–1970)

Hikâye, roman ve şiir yazmıştır.

Onun için önemli olan şekil ve ifade ettiği değil, olay ve bu olayla vermek istediği fikirdir.

“Baba Evi” ve “Avare Yıllar” adlı romanlarında kendini tanıtmıştır.

Her çevreden insanın özellikle gecekondu yaşamını ve işçilerin ezilmiş, itilmiş insanların yaşama kaygısını anlatmıştır.

Eserleri: Avare Yıllar, Baba Evi, El Kızı, Murtaza, Hanımın Çiftliği, Bereketli Topraklar Üzerinde, Vukuat Var Dünya Evi(roman), Ekmek Kavgası, Çamaşırcının Kızı, Grev, Arka Sokak, Babil Kulesi (hikâye)

 

ATTİLA İLHAN(1925–2006)

İlk önce destan boyutunda toplumcu şiirler yazdı.

1955’ten sonra bireyin duygu evrenine eğilen bireysel şiirler de yazdı.

Özgün bir şiir dili vardır.

Attila İlhan; romanları, gezi notları ve denemeleriyle tanınan bir yazardır.

 

Şiirleri: Duvar, Sisler Bulvarı, Yağmur Kaçağı, Ben Sana Mecburum, Tutuklunun Günlüğü, Böyle Bir Sevmek, Elde Var Hüzün.

Romanları: Sokaktaki Adam, Zenciler Birbirine Benzemez, Kurtlar Sofrası, Bıçağın Ucu, Sırtlan Payı, Fena Halde Leman, Dersaadet’te Sabah Ezanları.

Gezi Notları: Abbas Yolcu

Deneme-Anıları: Hangi Sol, Hangi Batı, Faşizmin Ayak Sesleri, Hangi Sağ, Gerçekçilik Savaşı, Hangi Atatürk, Batının Deli Gömleği

“Tutuklunun Günlüğü” ile Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü-nü, “Sırtlan Payı” ile Yunus Nadi Roman Armağanı’nı kazanmıştır.

 

YAVUZ BÜLENT BAKİLER(1936–       )

Açık, aydınlık şiirleriyle Hisar şairleri arasında yer aldı.

Şiirlerinde milli meseleleri işledi.

 

Şiirleri: Yalnızlık, Şiirimizde Ana, Duvak

Gezi Yazısı: Üsküp’ten Kosova’ya

 

AHMET HİKMET MÜFTÜOĞLU(1870–1927)

Servet-i Fünun döneminin ortak üslubunu kullanmıştır.

Türkçülük ve Yeni Dil Akımını benimsedikten sonra Türk Derneği ve Türk Yurdu dergilerinde yerli ve milli konularda sade bir dille yazmıştır.

 

Şiir: Haristan ve Gülistan

Hikâye: Çağlayanlar