9.Sınıf Dil ve Anlatım Konuları

Kelime Grupları

[tab:1.Sayfa]

3. KELİME GRUPLARI

Bir varlığı, bir kavramı, bir niteliği veya bir durumu karşılamak üzere belli kurallar içerisinde yan yana gelen sözcükler toplu­luğuna sözcük grupları denir. Türkçede kullanılan sözcük grupları şunlardır:

 

a. Deyim: Birden fazla sözcüğün birleşerek kendi anlamları dışında başka bir anlamda kullanılmalarına deyim denir. Ayakları karıncalanmak, küplere binmek, kulak misafiri ol­mak, göz koymak vb.

Deyimler dilde kalıplaşmış sözlerdir. Bu nedenle deyimin sözcükleri değiştirilemez. Aynı anlamda dahi olsa bir sözcü­ğün yerine başka bir sözcük konmaz. Aynı zamanda sözcük­lerin sırası da değiştirilemez. “Ayıkla pirincin taşını, tut kelin perçeminden” sözlerinde ‘pirincin taşını ayıkla ya da kelin perçeminden tut’ diyemeyiz.

Deyimler bir durumu anlatmak için kullanılır. En ince ben­zetmelere, mecazlara ve ince hayallere yer verilir.

Çoğu mecaz anlamlı sözler olmakla beraber gerçek anlamlı

deyimler de vardır.

Yükte hafif pahada ağır / İyi gün dostu

Deyimlerin bir kısmı cümle şeklinde bir kısmı da sözcük grubu hâlindedir.

Yorgan gitti kavga bitti. / Şeytan görsün yüzünü. / Atı alan Üsküdar’ı geçti (Cümle)

 

b. İkileme (Tekrar Grubu): İkileme anlatım gücünü artırmak, anlamı pekiştirmek, kavramı zenginleştirmek amacıyla aynı sözcüğün tekrar edilmesi veya yakın ya da zıt anlamlı olanı­nın bir araya gelmesiyle oluşan gruplardır. İkilemeler farklı şekillerde oluşturulur:

Aynı kelimenin tekrarlanmasıyla yapılır: ağır ağır, güzel güzel, tatlı tatlı, konuşa konuşa, atlaya atla-ya, koşa koşa, deste deste, soğuk soğuk…

Zıt kelimelerin tekrarlanmasıyla yapılır: İyi kötü, aşağı yukarı, büyük küçük, alt üst, düşe kalka, bata çıka…

Biri anlamlım diğeri anlamsız iki kelimenin tekrarlanmasıyla yapılır: ev mev, kitap mitap, su mu, sıkı fıkı, tek tük, saçma sapan, ufak tefek

Her ikisi de anlamsız kelimenin tekrarlanmasıyla yapılır: ıvır zıvır, çıtı pıtı, abuk sabuk, paldır küldür, apar topar, mırın kırın…

Yakın anlamlı kelimelerin tekrarlanmasıyla yapılır: akıl fikir, ak Pak, mal mülk…

Eş anlamlı kelimelerin tekrarlanmasıyla yapılır: bitmek tü­kenmek, sağ salim, doğru dürüst, ses seda, güçlü kuvvetli…

Yansımayla yapılır: tıkır tıkır, çatır çatır, horul horul, gümbür gümbür…

 

İkilemelerin Görevleri:

İkilemeler isim olarak kullanılabilir: Çarşıdan öteberi aldık. Bu ıvır zıvırı tavan arasına kaldırın. Babadan bize mal mülk kalmadı.

İkilemeler sıfat olarak kullanılabilir. Bebeğin kırmızı kırmızı yanakları vardı. Üzerinde eski püskü bir ceket vardı. Sınıfta pırıl pırıl simalar vardı.

İkilemeler zarf olarak kullanılabilir. Bu konuyu enine boyuna düşündük. Öğretmen konuyu yavaş yavaş anlattı. Çamura bata çıka ilerliyorduk.

[tab:2.Sayfa]

c. Tamlamalar

Bir ismin ya da sıfatın başka bir isimle oluşturduğu gruba tamlama denir. Tamlamalar isim ve sıfat tamlaması olmak üzere önce ikiye; isim tamlamaları da kendi arasında dörde ayrılır.

1. İsim Tamlaması

Bir ismin başka bir isimle oluşturduğu gruba isim tamlaması denir. Bir isim başka bir isimle araya bir ek alarak ya da ek almadan tamlama oluşturur. Tamlamada birinci sözcük tam­layan, ikinci sözcük tamlanandır. İsim tamlamaları dört türlü­dür:

a. Belirtili isim tamlaması: Belirtili isim tamlamasında tam­layan da tamlanan da ek alır. Bu tür tamlamada tamlayan -ın/in, tamlanan 3. kişi iyelik ekini (-ı,-i,-sı,-si) alır.

Ayşe’nin elbisesi, çocuğun gömleği, kapının kolu, okulun bahçesi vb.

 

b.  Belirtisiz isim tamlaması: Bu tamlamada yalnız tamla­nan ek alır, tamlayan ek almaz. çam ağacı, tarla kuşu, utanma duygusu, Türk bayrağı, okul çantası, yemek masası vb.

c.  Takısız isim tamlaması: Bu tamlamada tamlayan ve tamlanan ek almaz. Bu tür tamlamalarda tamlayan, tamlana­nın ya neye benzediğini ya da neden yapıldığını anlatır.

taş duvar, cam boru, tahta köprü, çelik masa, demir kapı, yün çorap vb.

Takısız tamlamada tamlayan tamlananın neden yapılığını gösterir; tahta köprüde köprünün tahtadan; “demir kapı”da, kapının demirden yapıldığı anlatılmaktadır.

Yufka yürek, kiraz dudak, elma yanak, taş yürek, sırma saç tamlamalarında tamlayan, tamlanan varlığın neye benzediği­ni mecazlı olarak ifade etmektedir.

d. Zincirleme isim tamlaması: Tamlayanı isim tamlaması olan tamlamalara zincirleme isim tamlaması denir. Bu tür tamlamalar birden çok sözcükten oluşur. Bahçe duvarının önü, okul kapısının rengi, çantanın içindeki eşyalar, kitabın son sayfası vb.

 

Ad Tamlamalarıyla İlgili Özellikler:

Belirtili ad tamlamalarında tamlayan çoğul, tamlanan da belgisiz bir sözcük olursa tamlayan eki “-in” yerine “-den” eki kullanılabilir.

Aşağıdakilerden hangisi (Aşağıdakilerin hangis i) Yolculardan biri (Yolcuların biri)

Belirtili ad tamlamalarında kimi zaman tamlayan ile tamlanan yer değiştirebilir.

Tadı yok sensiz geçen günlerin.

Belirtili ve zincirleme ad tamlamalarında tamlayan ile tamla­nan arasına sözcükler girebilir.

Masanın ayağı (Masanın kırık ayağı)

Evin borcu (Evin bir türlü bitmek bilmeyen borcu)

Belirtili ad tamlamalarında tamlayan, tamlanan ya da ikisi birden zamir olabilir.

Onun kızı (Tamlayan zamir)

Çocukların birçoğu (Tamlanan zamir)

Onların birçoğu (Tamlayan da tamlanan da zamir)

Tamlayanı zamir olan belirtili ad tamlamalarında tamlayan genellikle düşer. Bunlara “tamlayanı düşmüş ad tamlaması” denir.

Olayı bize babası anlatmıştı. (Onun babası) Evimiz çok güzel oldu. (Bizim evimiz) Paran var mı? (Senin paran)

Bir tamlayan, birden çok tamlanan için; bir tamlanan da bir­den çok tamlayan için ortak kullanılabilir.

Evin kapısı ve penceresi açık kalmıştı. (Tamlayan ortak) Ahmet’in, Murat’ın ve Deniz’in velisi toplantıya katılmadı. (Tamlanan ortak)

[tab:3.Sayfa]

2. Sıfat tamlaması

Bir sıfatın bir isimle oluşturduğu tamlamaya sıfat tamlaması denir. Tamlayan durumundaki sıfat tamlanan varlığın bir niteliğini, özelliğini belirtir ve ek almaz.

Güzel yazı, büyük bir iş, çalışkan çocuk, beş kişi, kırmızı kalem, yeşil saha, vb.

 

d. Bağlama Grubu (Bağlaçlar): Cümleleri veya aynı görev­deki sözcükleri birbirine bağlayarak aralarında anlam ilgisi kuran sözcüklere denir.

Ogün okula gelemedim çünkü çok hastaydım. (sebep)

Bu maçı kazanacağız hatta şampiyon olacağız. (Pekiştirme)

Mademki söz verdin, sözünü tutacaksın.

Bu mağazada elbiseler çok güzel üstelik çok ucuz.

Sanki dağları sen yarattın.

Meğer bütün evi o dağıtmış.

Eğer kardeşine uğrarsan selamımı söyle.

Çok geç kaldılar; yoksa kaza yaptılar.

Ders çalışmıyor; üstelik yaramazlık yapıyor.

Uyarı: Biri bağlaç diğeri edat olan iki çeşit “ile” vardır. Bir cümlede “ile”nin yerine “ve”yi getirebiliyorsak bağlaç, getiremiyorsak edattır.

Bazen yandık bazen menekşelerle söyleştik. (Edat) Kazaklarla ceketi unutma! (Bağlaç)

 

Uyarı: “Ancak” ,“Yalnız”: Ama, fakat anlamında kullanılıyorsa bağlaç, Bir tek, sadece anlamında kullanılıyorsa edat, Önündeki ismi niteliyorsa sıfat, Fiili niteliyorsa zarftır.

Geziye yalnız bizim sınıf katıldı. (edat)

Bu adam evde yalnız yaşıyor. (zarf)

Yalnız insanlar hayata karamsar bakarlar. (sıfat)

Onunla konuşurum yalnız fikrim yine de değişmez. (bağ)

 

e. Edat Grubu (İlgeçler): Tek başına bir anlam taşımayan, ancak kendinden önceki sözcükle birlikte kullanıldığında belirli bir anlamı olan sözcüklerdir. Edatlar çekim eki alırsa adlaşırlar. En çok kullanılan edatlar şunlardır:

Galatasaray bu maçı alacak gibi (tahmin)

Sen de onun gibi düşünüyorsun (karşılaştırma)

Yağmur yağdığı için pikniğe gidemedik. (n.s)

İşe girmek için ehliyet almış (a.s)

Köye dolmuşla gidebilirsin. (araç)

Adana, cennet kadar güzel bir yerdir. (benzerlik)

Denize karşı bir ev yaptırmış. (yön)

Bilim adamlarına göre dünya yok oluyor. (görüş)

Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsin. (koşul)

Akşama doğru misafir gelecek. (zaman)

Sabahtan beri dışarıyı izliyor. (zaman)

[tab:4.Sayfa]

f. Ünlem Grubu (Ünlemler): Aniden ortay çıkan duyguların etkisiyle ağızdan bir çırpıda çıkan, bu duyguları daha etkili anlatmaya yarayan kelimelerdir veya sözlerdir. Bu kelimele­rin yanında dilek, emir, tehdit gibi anlamlar taşıyan kelimeler, cümleler ve yansımalar da ünlem değeri kazanabilir. Bu bakımdan ünlemler ikiye ayrılabilir:

1. Asıl Ünlemler

Asıl görevi ünlem olan kelimelerdir. Başka görevlerde kullanı­lamazlar. Seslenme veya duygu anlatırlar. Ey Türk Gençliği! Hey! Biraz bakar mısın? Ee, yeter artık! Aa! Bu da ne? Ah, ne yaptım!

2. Ünlem Değeri Kazanmış Kelime ve Sözler

Anlamlı kelimelerin bazılarına vurgu ve tonlama yoluyla ün­lem değeri kazandırılabilir. Bunlar da duygu ya da seslenme anlatır.

Komşular!

Babacığım!

Ne olur yardım et!

 

g. Unvan Grubu: Bir şahıs ismiyle, bir unvan veya akrabalık isminden meydana gelen kelime gruplarıdır.

Bayındır Han, Osman Gazi, Mehlika Sultan, Hasan Paşa, Ali Bey, Ahmet amca, Şinasi Efendi, Kemal Ağa, Nigâr Hanım…

 

h. Fiilimsi Grupları:

I. İsim Fiil Grubu: İsim fiiller fiil soylu sözcüklerin sonuna -mak, -mek , -ış, -iş, -uş, -üş, -ma, -me ekleri getirilerek yapı­lır.

Bir gülüşün ömre bedel.

Seni bile özlemek istemiyorum bu akşam.

İçimde maziden kalma duygular var.

Not 1: İsim-fiil ekiyle türetilen bazı sözcükler, isim- fiil özelli­ğini yitirip kalıplaşarak kalıcı bir nesne ya da kavram adı olabilir. Artık bunlara isim – fiil eki olarak bakmamak gerekir.

Kaymak, çakmak, dondurma, kavurma, dolma, gözleme, bağış, geviş…

Not 2: Fiilden fiil yapım eki olan -iş ile isim – fiil eki olan -iş’ i birbiri ile karıştırmamak gerekir. Anlamsal olarak fiilden fiil yapım eki (işteşlik eki) bir işi karşılıklı ya da birlikte yapma anlamı verirken isim fiil eki böyle bir anlam vermez.

Gülüşün çok güzel. (isim fiil eki)

Onu öyle görünce gülüştüler. (işteşlik eki)

Not 3: Fiilden fiil yapan olumsuzluk eki olan -ma, -me ile isim fiil eki olan -ma, -me birbiri ile karıştırılmamalıdır. Fiilden fiil yapan -ma, -me fiile olumsuzluk anlamı katarken isim fiil eki olan -ma, -me fiile olumsuzluk anlamı katmaz.

Artık sevmeyeceğim. (olumsuzluk eki)

İnsanın mesleğini sevmesi gerekir. (isim – fiil eki)

II. Sıfat Fiil Grubu (Ortaçlar): Fiil soylu sözcüklerin sonuna -an, -en, -ası, -esi, -mez, -maz, -ar, -er, -dık,-dik, -duk, -dük, -tık, -tik, -tuk, -tük , -ecek, -acak, -miş, -mış, -muş, -müş ekleri getirilmek suretiyle yapılır. Sıfat- fiil ekleri genellikle sıfat tamlaması kurar.

İşleyen demir pas tutmaz.

O öpülesi eller beni büyüttü.

Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç.

Senin bu yaptığın olur iş değil.

Benim doğduğum köyleri akşamları eşkıyalar basardı.

Tanıdık bir yüz çıkmadı karşımıza.

Görülecek günler var daha aldırma gönül.

Mayın tarlasına düşmüş bir deliyim.

Not: Zaman ekleriyle sıfat fiil eklerini karıştırmamak gerekir. Zaman ekleri, şahıs ekinden önce fiile gelerek fiili yüklem yapar. Sıfat fiil ekleri ise genellikle fiilleri sıfat yapar ve üzeri­ne isim çekim eklerini alabilir oysa zaman ekleri isim çekim eklerini alamazlar.

Hiç oturacak zamanım yok. (-acak sıfat fiil eki) Oğlum, okuyacak ve büyük adam olacak. (zaman eki ) Okumuş insanlar daha kültürlü (s.f.e) Annem de okumayı çok istemiş. (zaman eki)

III. Zarf Fiil Grubu (Bağ Fiiller – Ulaçlar): Fiil kök ve gövde­lerinin üzerine -ınca, -dıkça, -dığında, -ken, -r… -mez, -alı, -erek, -madan, -meksizin, -a…-a, -ıp ekleri getirilerek oluştu­rulur. Zarf- fiil ekleri temel cümlenin zarf tümleci olurlar.

Ben gidince hüzünler bırakırım.

Ağladıkça dağlarımız yeşerecek göreceksin.

Öldüğünde henüz çok gençti.

Sen ağlarken ben nasıl gülerim.

Onu görür görmez tanıdım.

Yârim, sen gideli yedi yıl oldu.

Gülerek yanıma geldi.

Hiçbir şey söylemeden çekip gitti.

Sizin durmaksızın çalışmanız lazım.

Gide gide bir söğüde dayandık.

Gidip de gelmemek, gelip de görmemek var kaderde.

Not 1: Bir cümlede kaç tane fiilimsi varsa o kadar da yan cümle var demektir.

Not 2: Bir cümlede fiilimsi varsa o cümle girişik birleşik bir cümledir.

Not 3: Bir cümledeki fiilimsi sayısıyla temel cümlenin yükle­minin toplamı o cümledeki yargı sayısını verir.

 

ı. Sayı Grubu: Basamak sistemine göre sıralanmış sayı isimleri topluluğudur. Sayılar sondan başa doğru büyür. Kü­çük sayı sonda bulunur.

On bir, doksan iki, yüz elli dört, yedi yüz elli iki bin…