Paragraf

Paragrafta Anlam ve Ana Düşünce

PARAGRAFTA KONU – ANA DÜŞÜNCE

KONU

Konu, yazarın paragrafın bütününde ele aldığı düşünce, olay veya durumdur.

  • Paragrafın konusu, paragrafa sorulan “Yazar burada ne anlatıyor, neden söz ediyor?” sorularıyla bulunabilir.

ÖRNEK

Okumak da yazmak gibi hayatın yetersizliklerine bir karşı koyma eylemidir. Hayatımızda eksik gördüğümüz her şeyi roman ve öykülerde ararız. Yaşamımızın daha iyi olması gerektiğini düşünürüz ve bu yönde bazı eksiklerimiz varsa onları okuyarak gidermeye çalışırız. Okuduğumuz kitaplar sayesinde toplumsal yaşamda karşılaşacağımız problemlere hazırlıklı olmaya çalışırız, uzlaşmacı yönü gelişmemiş bireyler olmaktan kurtuluruz. Düşünsel yönden ilerlemenin itici gücü olan eleştirel yaklaşımımızı geliştiririz.

Bu paragrafta, okumanın, insanın yaşamına olan katkılarından söz edilmektedir. O hâlde parçanın konusunu “Kitap okumanın insanın yaşamına kazandırdıkları” olarak belirleyebiliriz.

 

ANA DÜŞÜNCE

Ana düşünce, yazarın, paragrafın bütününde okuyucuya vermek istediği mesajdır.

  • Paragrafta sorulan “Yazarın vermek istediği mesaj nedir, yazar bunları niçin anlatıyor?” sorularının cevabıdır.
  • Ana düşünce paragrafın bütününü kapsayıcı olmalıdır.
  • Ana düşünce, paragrafın içinde -başta, sonda, ortada- bir cümle hâlinde bulunabileceği gibi, paragrafın bütününden de yorumla çıkarılabilir.
  • Paragrafta “kısaca, böylece, demek ki, o hâlde, bana göre, kanımca, önemli olan”  gibi ifadeler okuru, ana düşünceye götürür.
  • Ana düşünceyi, yazarın konuyu ele alış ya da konuya yaklaşma biçimi olarak da tanımlayabiliriz.
  • Konu birkaç sözcükle ifade edilebilirken ana düşünce genellikle cümle hâlinde bulunur.

ÖRNEK

Çocuklar açısından bakıldığında televizyon kültürünün çocuklar üzerinde olumsuz etkileri olduğunu görürüz. Her şeyden önce televizyonun, hayal gücünü sınırlayan bir yapısı vardır. Aynı eseri radyo tiyatrosundan dinleyen veya bir kitaptan okuyan çocuk ile televizyon ekranından izleyen bir çocuk arasında hayal kurma ve düşünme yetisinin gelişmesi açısından ciddi farklar oluşur. Televizyon, çocuğun hayal kurmasına ve zihnini zorlamasına gerek kalmaksızın tüm verileri önceden kurgulanmış ve hazırlanmış bir şekilde sunar.

Bu paragrafta, televizyon seyretmenin karşılaştırmalı olarak çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerinden söz edilmektedir. Dolayısıyla bu parçanın ana düşüncesinin, “Televizyon çocukların zihinsel gelişimini ve soyut düşüne gücünü olumsuz etkilemektedir.” Yargısı olduğu söylenebilir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.