Anlatım Bozukluğu

Yanlış Anlamda Sözcük Kullanımı

Bir cümlede, anlamca veya yazımca yakın olan bazı sözcüklerin karıştırılıp birbirinin yerine kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğudur.

 

  • Varlıklı insanların yardıma muhtaç insanları azımsaması son derece yanlış bir tutumdur.

Bu cümlede, “azımsaması” sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır. Çünkü “azımsamak”, “bir şeyi az görmek, az bulmak, daha fazlasını istemek” demektir fakat cümlede bu sözcükle “değer ve önem vermemek, küçük görmek” anlatılmak istenmiştir. Bu nedenle azımsaması sözcüğü yerine küçümsemesi sözcüğü getirilmelidir.

 

  • Ailesinin ve arkadaşlarının yanlış yönlendirmeleri sayesinde istediği bölümü kazanamadı.

Bu cümlede, “sayesinde” sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır. Çünkü “sayesinde” sözcüğü “aracılığıyla, yardımıyla” anlamındadır ve olumlu durumlar için kullanılır; “kazanamamak” olumsuz bir durum olduğundan, sayesinde sözcüğü yerine, olumsuz durumlar için kullanılan yüzünden sözcüğü getirilmelidir.

  • Festivaller, kentimizin dünyaca tanınmasına neden oldu.

Bu cümlede “neden oldu” sözü yanlış anlamda kullanılmıştır. Çünkü “neden olmak, sebep olmak, yol açmak” sözleri anlamca olumsuz durumlarda kullanılır. “Dünyaca tanınmak” olumlu bir durum olduğundan, neden oldu sözcüğü yerine, olumlu durumlar için kullanılan sağladı sözcüğü ya da katkıda bulundu sözü getirilmelidir.

 Diğer Örnekler

  •   Ortaöğretim ve yüksek öğretim arasındaki ayrıcalığı açıklar mısın?(ayrım-fark)
  •   Bir gömleğin ücreti asgari ücretten fazlasıymış.(fiyat)
  •   Bu konuda yöneticilerin suskunlukları ve çekimserlikleri yetersizliğe bağlanıyor.(çekingenlik)
  •   Yaptığım planlı çalışmalar para kazanmama neden oldu.(sağladı)
  •   Senin sayende üniversite sınavını kaybettim.(yüzünden)
  •   Kağıda çizilmiş yazılmış şekillerden bir anlam çıkaramadım.(çizilmiş)
  •   Kitap ücretlerinin yüksek oluşu da okumayı etkiliyor.(fiyatlarının)
  •   Resim öğretimi için kursa kayıt olmuş,bu yeteneğini geliştirmeye çalışıyor.(öğrenimi)
  •   1968’li yıllar bizi derinden etkiledi.(1960’lı yıllar)
  •   Annem, kardeşime bir kazak dokudu.(ördü)
  •   Dünya barışı için herkes elinden gelen çabayı harcamadı.(göstermedi)
  •   Beni çok sinir etmesine karşın onu çok seviyorum. (sinirlendirmesine)
  •   İkinci teleferik için döşenen teller çok pahalıya mal oluyor.(çekilen)
  •   Kapkaççı, kadının kolundaki çantayı çalıp kaçtı. (alıp)
  •   Bu konuda gençleri azımsamak doğru değildir. (küçümsemek)
  •   Bu tür tatbikatlarda ölüm şansı her zaman mevcuttur. (olasılığı)
  •   Teknoloji ne kadar artsa da el emeğinin önemi azalmıyor. (ilerleme)
  •   Şelalenin görüntüsü insanı büyülüyor, suyun sesi insana huzur veriyor.(görünümü)
  •   Fidanlar ekilirken birbirine çok yakın olmuş. (dikilirken)
  •   Toplum olarak alkol ve uyuşturucu bağlısı insanlara yardım etmeliyiz.(bağımlısı)
  •   Sınavdan sonra öğretmen bazı soruların çözülmesini gösteriyordu. (çözümü)
  •   Onun duygu dünyasını kurduğu hayaller ve rüyalar oluşturur. ( rüya kurulmaz)
  •   Öteki kentler gibi bu kent de çirkin bir görünüme kavuştu. (görüntüye)
  •   30 Ekim 1918 yılında  Mondros Mütarekesi imzalandı.  (tarihinde)
  •   Onu yaşantısının en verimli döneminde kaybettik.  (yaşam- hayat/////yaşantı-tecrübe)
  •   İnandırıcılığını ve güvenliğini yitirmiş bir yazar, büyük bir okur kitlesine ulaşamaz. ( güvenirliğin)
  •   Fıstık, Gaziantep’e özel üründür.  (özgü-has)
  •   Yoksulluğun etken olduğu toplumlarda suçlar artar.  ( etkin)
  •   Bu fabrikada istenmeyen kazalara sıkça rastlanmaktadır. (görünmez)
  •   Doktoru ona içki sigara gibi zararlı niyetlerini terk etmesi gerektiğini söyledi.(alışkanlıklarını)
  •   Sınavda birinci olma sevincini ailesiyle kutladı.  (paylaştı)
  •   Karşısına çıkan her türlü zorluk, onu kararından döndüremedi. (hiçbir)
  •   Dünya kupası maçlarında iki mağlubiyet elde ettik. (aldık)
  •   Yetkililer, çalışanların yaşam koşullarının artırılması gerektiğini söyledi.(iyileştirilmesi)
  •   Günde iki paket sigara içmesi sağlığının bozulmasını sağlayacaktır.  ( -a neden olacaktır)
  •   Birini eleştirirken daha tutanaklı sözler söylemeye çalış.  ( tutarlı)
  •   Kazada ölü kaybı olmadığı söyleniyor. ( kayıp)
  •   Düzenli çalışmamak sınavda düşük not almamıza yarayacaktır.  (neden )
  •   Bugünden beri buraya gelmeyeceğim.(sonra)
  •   Savaş nedeniyle kesintiye uğrayan ilköğretimine 1923’ten sonra devam etmiş. (ilköğrenim)
  •   Geç gelmesine karşılık, öğretmenimiz Aslı’yı derse aldı.  (karşın)
  •   Benim onunla pek konuşkanlığım yok. (konuşmuşluğum)
  •   Çocukların birbiriyle uygunluk içinde oynamaları bizi sevinirdi. (uyum)
  •   Aralarının açılmasına istemeyerek katkıda bulunduğu için çok üzgündü.(katkı olmaz )
  •   Yaz başladığından itibaren denize hiç girmedik. (beri)
  •   Karşılamanın sonucunda hakem iki güreşçinin de elini sıktı. (sonunda)
  •   Alacağımız evin fiyatı çok ucuzdu; ama çok fazla masrafı vardı. (düşüktü)
  •   İktidar milletvekillerinin üçü çekingen kalınca yasa meclisten geçmedi.(çekimser)
  •   Aldığı maaşı küçümsemiş ve işten ayrılmak istemiş. (azımsamış)
  •   Ünlü yazar yayınladığı son kitabıyla yine göz doldurdu. (yayımladığı)

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.