Sözcük Türleri

Zarf (Belirteç)

A-Görev ve Anlam Bakımından Zarflar

1) Durum (Hâl) Belirteci

2) Zaman Belirteci

3) Yer-Yön Belirteci

4) Azlık-Çokluk (Miktar) Belirteci

5) Soru Belirteci

6)Gösterme Belirteci

 

BELİRTEÇ (ZARF)

Eylemleri, eylemsileri, sıfatları ve kendi türünden sözcükleri çeşitli yönlerden belirten sözcüklerdir. Fiilleri , fiilimsileri  zarf ve sıfatları anlamca kuvvetlendiren sözcüklerdir.Zarfların asıl görevi fiilleri zaman, durum , miktar  yönüyle nitelemek kuvvetlendirmektir.

  • Bu akşam bütün meyhaneleri dolaştım İstanbul’un.  (Fiile yönelik)
  • Bu konuyu uzun uzun anlatmalısın. (Fiile yönelik)
  • İleri atıldı sevinircesine. (Fiile yönelik)
  • Çok bilen çok yanılır. (Fiilimsiye yönelik)
  • Niçin baktın bana öyle? (Fiile yönelik)
  • Kıymetli arkadaşın pek hoş bir insanmış.(Sıfata yönelik)
  • Dün çalışırken uyuyakalmışım. (Fiile yönelik)

NOT: Zarflar çekim eki alırlarsa adlaşırlar.

  • Onlar aşağıya indiler, biz yukarı çıkalım.
  • Çirkin konuştu.(Zarf)
  • Çirkinler konuştu.(İsim)
  • Kötü söyleme eşine , zehir katar aşına.(Zarf)
  • Kötüyü kimse istemez.

 

1) Durum (Hâl) Belirteci

Eylemleri ve eylemsileri durum yönünden belirten sözcüklerdir. Eylemlere ve eylemsilere sorulan nasıl sorusunun cevabıdır.

  • Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini.
  • Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
  • Anlatılanları sessizce dinliyorduk.
  • Adam çekine çekine ilerlerdi.
  • Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden.
  • Böyle  gelmiş , böyle gider.
  • Çocukça seviniyor, delice gülüyordu.
  • Onları ailece ziyaret ettik.
  • Annesi çocuğunu güzelce yıkadı.
  • Güzel düşünen güzel görür.
  • Kara haber tez gelir.
  • Arkadaşlarınıza kardeşçe davranın ki size de aynı şekilde davranılsın.
  • Anlatılanlara kahkahayla güldü.
  • Yatağın üzerine boylu boyunca uzandı.
  • Başına gelenleri tatlı tatlı anlattı.
  • Yanına gittim ,  yine bana çok soğuk davrandı.

 

  • Çevresindekilere her zaman içten davranıyor.
  • Gençliğimde bu merdivenleri koşarak çıkıyordum.
  • Başkan uzun konuşunca salondan sesler yükseldi.
  • Yolcular, yavaş giden vapurdan martılara simit atıyor.

Birinci cümlede, içten sözcüğü, davranmak eyleminin; ikinci cümlede, koşarak sözcüğü, çıkmak eyleminin, uzun sözcüğü konuşunca eylemsisinin, yavaş sözcüğü giden eylemsisinin nasıl yapıldığını belirttiğinden, durum belirtecidir.

NOT: Fiile, fiilimsileri nitelik, sebep, kesinlik, ihtimal , tekrarlama anlamı verebilir.

  • Sizi asla terk etmeyeceğim. (Kesinlik)
  • Elbet bir gün buluşacağız.  (Kesinlik)
  • Evet, gerçekten böyle söylemiş.  (Kesinlik)
  • Yine tazelendi yürek yarası.  (Tekrar- Yineleme)
  • Aynı konuyu kırk kez anlattım . (Tekrar- Yineleme)
  • Onu bir kez daha yendim.  (Tekrar- Yineleme)
  • Sizinle tekrar  görüşürüz.  (Tekrar- Yineleme)
  • Belki bir ekmek verir de karnımızı doyururuz.  (İhtimal)
  • Yarın galiba buraya gelecek. (İhtimal)
  • Herhalde toplantısı var, ondan erken çıktı. (İhtimal)
  • Çiçekler, bakımsızlıktan kurudu. (Sebep)
  • Korkudan küçük dilini yutuyordu. (Sebep)

 

  •  UYARI!

Kesinlik, olasılık anlamı olan sözcükler de belirteç görevindedir.

Yarınki geziye mutlaka gelmelisin.

Beklediğimiz tren herhalde gelmeyecek.

Sınav sonuçları belki yarın açıklanır.

 

2) Zaman Belirteci

Eylem ve eylemsileri zaman yönünden belirten sözcüklerdir. Eylem ve eylemsilere sorulan ne zaman sorusunun cevabıdır.

 

  • Dün gece yar hanesinde yastığım bir taş idi.
  • Sen bunları boş ver, bunları sonra konuşuruz.
  • Bayramda bütün aile bir araya gelir, bayramı  güzelce kutlardık.
  • Kandillerde el öpmek adetmiş.
  • Yaşadıklarını anlatırken gözleri doldu.
  • Geç buldum, tez yitirdim o ahu gözlü yarı.
  • Kış ortasında  düğün mü yapılır.
  • Üniversiteye er geç gideceğim.
  • Her bahar kuşların cıvıltısını dinlemek dinlerim.
  • Bu konu hakkında akşam etraflıca konuşuruz.
  • Uçağımız havaalanına birazdan inecek.
  • Siparişlerimiz henüz gelmedi.

Bu cümlelerde altı çizili sözcükler, eylemleri zaman yönünden belirttiğinden zaman belirtecidir.

 

  • UYARI!

Cümlede zaman anlamı taşıyan her sözcük, belirteç görevinde olmayabilir. Eğer sözcük, “Ne zaman?” sorusuna cevap veriyorsa belirteçtir; vermiyorsa belirteç değildir.

 

Yarın, yola çıkacakmışız.                                (belirteç)

Yarın neler getireceği bilinmez.                    (ad)

 

NOT:   Zaman bildiren sözcükler daima zaman zarfı oluşturmaz.

  • Gece, insanı hüzünlendiren bir varlıktır.
  • Akşam, hayatıma hayat katan günlerin dönüm noktasıdır.
  • Sabah, kötü  günümün başladığı andır.

 

3) Yer-Yön Belirteci

Eylemleri ve eylemsileri yer ve yön ilgisiyle tamamlayan sözcüklerdir. Sayıca sınırlıdır. Eyleme, eylemsiye sorulan ve ek almadan nereye sorusunun cevabı olan aşağıdaki sözcüklerdir.

aşağı, yukarı, içeri, dışarı, ileri, geri, öte, beri

Yağmur bastırınca bahçede oturanlar içeri girdi.

Hastayı ziyaret etmek için yukarı çıktılar.

Biraz ileri gidebilir misiniz?

Bu cümlede altı çizili sözcükler, eylemlerin hangi yöne yapıldığını belirttiğinden, yer-ön belirtecidir.

 

  • UYARI!

Yer-yön belirteçleri, adları belirttiğinde sıfat olur; ek aldığında belirteç görevinden çıkar.

 

Öğrenciler hemen aşağı insin.                             (belirteç)

Öğrenciler hemen aşağı kata insin.                     (sıfat)

Öğrenciler hemen aşağıya insin.                          (ad)

 

Örnekler:

  • Bunları yukarıya bırak, birazdan gelip oradan alırım. (İsim- Dolaylı Tümleç)
  • Yukarı mahalleye gideceğiz. (Sıfat)
  • Savaşta zorda kalınca geri hatlara çekilmek zorunda kaldık.  (Sıfat)
  • Herkes aşağıya indi, hadi sen de dışarıya çık. (İsim- Dolaylı Tümleç)
  • Odadan içeriye girip:”Lütfen, sessiz olun.”  dedi. (İsim)
  • Yukarı katta oturan komşular bizi çok rahatsız ediyor.  (Sıfat)
  • İleri düşünceleri destekleyip ülke gelişimine katkıda bulunmak gerekir. (Sıfat)

 

4) Azlık-Çokluk (Miktar) Belirteci

Eylemleri, eylemsileri, sıfatları, adlaşmış sıfatları ve belirteçleri miktar yönüyle belirten sözcüklerdir. Azlık-çokluk belirtecini bulmak için ilgili sözcüğe ne kadar sorusu sorulur.

Sıkça kullanılan miktar belirteçleri şunlardır:

az, çok, fazla, pek, azıcık, biraz, oldukça, epeyce, daha, en…

 

Bebek, annesinden ayrılınca çok ağladı.

Usta şair, günümüzde fazla tanınan biri değildir.

Yarın oldukça sıcak bir gün olacağa benziyor.

Bu trenler biraz gürültülü çalışıyor sanki.

Bu ahşap konak, çok eskilerden kalmış.

Birinci cümlede çok sözcüğü “ağladı” eylemini; ikinci cümlede fazla sözcüğü, “tanınan” eylemsisini; üçüncü cümlede oldukça sözcüğü, “sıcak” sıfatını; dördüncü cümlede biraz sözcüğü, “gürültülü” belirtecini; beşinci cümlede çok sözcüğü, adlaşmış sıfat olan “eskiler” sözcüğünü belirtmiştir.

 

  • Konuyu daha bitirmedim.  (ZAMAN ZARFI)
  • Gelen misafirler daha kalkmadı.  (ZAMAN ZARFI)
  • Çok veren candan az veren maldan olur.  (ZARF)
  • Çok söz, yalansız; çok mal haramsız olmaz.(SIFAT)
  • Pazar günü mitingde çok insan vardı.  (SIFAT)

 

  • UYARI!

“En” ve “daha” sözcükleri; sıfatı, adlaşmış sıfatı ve belirteci üstünlük yönüyle belirtir. Bu durumlarda bu sözcükler üstünlük belirteci olarak adlandırılır.

 

Son yılların en sıcak yazı yaşanıyor.

Hastamız bugün daha iyi görünüyor.

Proje için daha çok çalışmalısın.

Müdür, sınıfın en çalışkanını ödüllendirdi.

Bugünlerde en çok dinlediğim şarkı bu.

Bundan daha ucuzunu bulamazsınız.

 

5)Soru Zarfları

Eylemleri soru yoluyla belirten sözcüklerdir. “Nasıl, ne zaman, ne kadar, ne, niye, neden, niçin” sorusuna cevap verir.

 

Bu kadar ağır bavulu nasıl taşıdın?

Burada yağmurlar ne zaman başlar?

Otobüsü daha ne kadar bekleyeceğiz?

Güvertedeki genç kız neden ağlıyormuş?

Sabah sabah ne bağırıyorsunuz?

Beni buraya niçin çağırdın?

Bana bütün bunları niye anlatıyorsun?

Bu cümlelerdeki altı çizili sözcükler, eylemlerin anlamını soru yoluyla tamamladığından, soru belirtecidir.

Örnekler

  • Çocukları neden çalıştırmıyor?
  • Ne diye bu sözleri söyledim?
  • Ne uçup duruyor başımda bu kuşlar?
  • Ne iyi insanlar bunlar.
  • Ne güzel güzel  söyledi düşündüklerimizi.
  • Bu soruların çözülmesi ne  kadar sürer?
  • Oraya giderken bana niçin haber vermediniz?
  • Eşyaları nasıl taşıyacaklar?
  • Siz benimle ne biçim konuşuyorsunuz?
  • Ne akıllı bir çocuksun sen.
  • Hani o saçlarına taş yaptığım çiçekler?

 

6) Gösterme Zarfı

Bunu her dil bilgisi kitabı ayrı bir zarf olarak almaz. “işte” kelimesiyle yapılır.

  • İşte şimdi geliyorum.
  • Bak işte dinliyorum.

 

 

                                                        

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.